Watchman- Alan Moore, Dave Gibbons

Bunca ölüm karşısında bir ölümün ne gibi bir önemi var? Çünkü iyilik var, çünkü kötülük var. Çünkü kötülük cezalandırılmalı. Kıyamet kopsa bile bundan ödün vermeyeceğim. Ama cezalandırılmayı hak edenlerin sayısı o kadar çok ki … Ve vakit çok az.

Kitap dediğin nasıl yazılır, en ufak fikrim yok. Kafamda kağıda dökmek istediğim şeyler var ama önce hangisini yazmalı? Nereden başlamalı?… Aklına gelebilecek en kederli şeyle başla ki, okuru kendi tarafına baştan çekebilesin.

Tuhaftır ama sanki bazen belirli yüz tipleri moda oluyor, sonra da moda olmaktan çıkıyor. Eski fotoğraflara baktığınızda herkesin belirli bir ifadesi olduğunu görüyorsunuz, sanki o klonlanmış gibi.

O dönem kostümlü kahramanların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de, ortalıkta kayda değer bir tane bile kostümlü suçlu olmamasıydı.

Bana kalırsa kahraman olma sanatının bir parçası da, kahramanlığı bırakma vaktinizin geldiğini bilmektir. Oyunun kurallarının değiştiğinin, risklerin daha farklı olduğunun, olağanüstü kişilerden oluşan bu yeni, tuhaf panteonda size de illa bir yer olması gerekmediğinin farkına varabilmektir.

Süpernovalar, altının oluştuğu tek yerdir. Altının tamamı süpernovalardan gelir.

Ve bunların hepsini sana borçluyuz. Yardımların sayesinde, bilim insanlarımızın yapabilecekleri hayal güçleriyle sınırlı sadece… Ve elbette vicdanlarıyla değil mi?

Ama bu bir yanılsama. Şeyler şeklini sadece mekanda değil, zamanda da bulur. Öyle mermer bloklar vardır ki, geleceklerinde gömülü heykeller saklıdır içlerinde.

Atom gücünün ortaya çıkması her şeyi değiştirdi. Düşünme şeklimiz dışında… Bu sorunun çözümü insanlığın kalbinde yatıyor. Sonucun böyle olacağını bilseydim, saatçi olmayı tercih ederdim. (Albert Einstein)

Mistizm ve dinin geleneksel düşmanı bilim; kuantum fiziğinin öngördüğü evren modelinin Taocular ve diğer mistiklerin yüzyıllardır yaşadığı evrenden çok da farklı olmadığını giderek derinleşen bir idrakle kavramaya başladı.

İnsana en çok tatmin duygusunu hala en eski ironiler veriyor: İnsan kanlı savaşa hazırlanırken barış adına üst perdeden, en dokunaklı şekilde konuşur… Hiçbir devirde insan bir yandan yüksek sesle küresel uyumdan bahsederken, bir yandan da yıkım etkisi korkunç silahları büyük miktarlarda biriktirmemiştir.

Savaşları bitirecek savaşlar, savaşları bitirecek silahlar; bizi yüzüstü bırakan, bunlar…

Kuş değil, tüylere bürünmüş birer çığlıktı onlar.

Hiçbiriniz anlamıyorsunuz. Ben sizinle hapis değilim. Siz benimle hapissiniz.

Biz bu işi izin verildiği için yapıyor değiliz. Yapıyoruz çünkü, yapmak zorundayız. Yapıyoruz çünkü, bunu yapmaya mecbur hissediyoruz.

Her kim bir canavarla çarpışmayı göze alırsa, bir canavar olmayı da alsın göze. ( Friedrich Nietzsche)

Ta ki annen nefret etmek için sürüyle nedeni olduğu bir adamı sevene dek. Ve o birlikteliğin sonrasında, döllenme için rekabet eden milyonlarca çocuk arasından sen, başkası değil, sen belirdin. Havanın altına dönüşmesi gibi, bu olasılıksızlıktan süzüle süzüle bu kadar kesin bir formun ortaya çıkması; işte bu nihai olasılıksızlıktır. Termodinamik mucize budur… Ama dünya insanlarla o kadar kalabalık, bu mucizelerle o kadar sıkış-tıkış ki, olağanlaşıyorlar. Biz de unutuyoruz. Ben unutuyorum. Sürekli baktığımız dünya, algılarımızda soluyor. Ama başka bir noktadan, taze bir gözle bakıldığında, hala nefes kesici olabilir.

Hadi… Kurula gözlerini. Çünkü sen hayatsın. Bir kuarktan daha nadide, Heisenberg’ün bütün rüyalarından daha tahmin edilmezsin. Her şeyi şekillendiren güçlerin parmak izlerini apaçık bıraktığı çamursun sen. Kurula gözlerini de … Eve gidelim.

Hayatını onu mahkum ettiğim bir şeyden ziyade, onu kurtarıp ona kazandırdığım bir şey olarak görmeye başlayacak diye düşünüyorum.

Bakalım… İlk izlenimler, elinde makinalı tüfek, yağlanmış vücut geliştirmeci… Pastel renkli ayılar, sevgililer günü kalpleri…Sıra sıra istek gerçekleştirici şiddet ve çocuksu imgeler, gerileme, sorumluluklardan kurtulma arzusu… Bütün bunlar “Savaş” a işaret ediyor.

Siz nasıl her şeyiyle tastamam, bütünlüklü bir organik varlıksanız, aynı zamanda etrafınızdaki beraber çalıştığınız insanlardan ve nihayetinde bütün dünyadan oluşan,daha büyük bir toplumsal organizmanın da parçasısınız. Siz kendiniz zihinsel ve bedensel olarak güçlü, sağlıklı olduğunuzda, etrafınızdaki dünyaya karşı da sağlıklı, olumlu bir şekilde tepki vermek isteyeceksiniz. Elinizden gelirse dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi, hem kendinizi hem de etrafınızdakileri geliştirmeyi arzulayacaksınız…. Ya sorumluluklarınızı toplumsal organizmanın geri kalanına teslim ederek, topluma hakim gerilimin sizi bir o yana bir bu yana çekmesine müsade edebileceğinizi ya da hepimizde var olan iradenin kaslarını kullanarak kontrolü ele alabileceğinizi, böylelikle sorumlu bir şekilde çevremizi olumlu yönde etkileyebileceğimizi öğreneceksiniz.

Bu ülkede, bu neslin parçası olan bizler, bir seçimden ziyade kaderimizde yazılı olduğu için dünya özgürlüğünün duvarlarında bekleyen gözcüleriz. ( John Fitzgerald Kennedy)

Blake’in keşfettiği plan şuydu: Dünya hükümetlerini işbirliği yapsınlar diye korkutmak için onları, dünyanın başka bir dünyadan varlıklar tarafından çok yakında saldırıya maruz kalacağına dair ikna etmek… Zorlu bir problem ancak alışılageldik çözümlerin dışına çıkılarak çözülebilir.

Tamamen sıfırdan başlayarak istediğim her şeyi elde edebileceğimi kanıtlamak istiyordum. Ayrıca paraya dair kaygı duymaktan da kurtulmak istiyordum.

Öğrendiklerimizi zekice uygulayarak ve düşüncelerimizi zekice düzene sokarak her şeyi başarmak mümkün. Sıradan insan için de mümkün. Silinip gittiğini görmek istediğim bir kavram da bu zaten: Sıradan insan. Saçmalık. Dünyada sıradan olan tek kişi bile yoktur.

Kim gözleyecek gözcüleri ?


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: