Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?- Philip Kindred Dick

** Blade Runner filminin senaryosudur.

İlkin baykuşların ötmeye başlaması ilginçti. İlk zamanlar bu gülünç bir durum olarak bile karşılanmıştı: Orada burada, sokaklarda, bahçelerde cansız yatan şişman, kabarık beyaz kuşlar… Güneş batmazdan önce ortalıkta gezinmedikleri için olsa gerek, canlıyken kimsenin dikkatini çekmeyen bu kuşların ölümleri de fark edilmedi.

Elektrikli koyunun da tıpkı androidler gibi bir başkasının yaşamına değer verme yeteneği yoktu.

Genç kızın ilk ani korkusu yerini yavaş da olsa bambaşka bir şeye bırakıyordu. Daha garip, daha acınacak bir şey. Bir çeşit soğukluk. Sanki yaşamın olmadığı dünyalar arasındaki boşluktan gelen bir nefes gibi. Sorun yaptığı ya da söylediği değil, yapmayıp söylemedikleriydi.

Hermafrodit yaratığın çektiği işkence, çığlığının yankısı etrafındaki havayı kaplamış, yaratık kendi haykırışlarının içinde hapsolmuştu. Kendi çığlığını duymamak için kulaklarını kapatmıştı. Etrafta kendinden başka kimselerin olmadığı bir köprüde duruyor ve kendi çığlığının getirdiği yalnızlık içinde, ya da o yalnızlığa rağmen haykırıyordu.

Kipple: İşe yaramaz şeyler

Fakat öyle bir depresyona girdiğinde bunun artık bir önemi kalmıyor, kendini değersiz hissettiğinde bir umursamazlık içine giriyorsun. Kendini iyi hissetmenin bir anlamı kalmıyor, çünkü kendini değersiz hissediyorsun.

Kendimi bile kurtaramazken, sana nasıl yardım edebilirim ki? Yaşlı adam gülümsedi. Bir kurtuluş olmadığını göremiyor musun? O zaman bunun sebebi nedir? Sen neden buradasın ki? Yalnız olmadığınızı göstermek için. Ben buradayım ve hep sizinle olacağım, yalnız olduğunu bilmene rağmen git ve görevini yap. Yaşlı adam devam etti: Nereye gidersen git, yanlış yapmaya devam edeceksin. Bu hayatın temel şartı; kendi kimliğini çiğnemek zorunda kalmak. Zamanı gelen her canlı bunu yapmak zorunda kalacak. Yaradılışın bozguna uğratılmasıdır bu,büyük bir gölgedir. Kainattaki tüm canlı yaşamının kanını emen lanettir.

Yaşamak için başkalarıyla beraber olmalısın, diye düşündü. Onlar buraya gelmeden önce binadaki yalnızlığıma dayanabiliyordum, fakat artık her şey değişti. Geri dönemezsin, insanlarla yaşadıktan sonra, insansızlığa dönemezsin. Panik halinde, onlara bağımlıyım, diye düşündü.

Hava aracı San Francisco’dan ayrılıp kuzeyin yaşanılmayan ıssızlığına doğru yol aldı. Sonunun geldiğine inanmayan hiçbir canlı varlığın gitmeyeceği yere doğru… Burası ancak sonunun geldiğine inanan birinin gidebileceği bir yerdi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: