Tao Te Ching- Laozi

Dao De Jing’e göre iyi bir lider, ülkesini o denli incelikli ve mahir yönetir ki halk onun varlığını bile hissetmez…. Bir toplumda halka ahlak kuralları öğretilmesi, o toplumda hali hazırda bir düzen kalmadığını gösterir. Mühim olan, bu kurallara bile gerek kalmadan düzeni sağlayabilmektir.

Aşırılığın değil, sadeliğin hüküm sürdüğü bir toplumda insanlar hırs, çekişme ve rekabetten uzak kalacak ve bu da daha huzurlu bir toplumu beraberinde getirecektir.

*

… Ermiş kişi: Eyleme geçmeden iş bitirir,

Söz söylemeden öğreti üretir.

Binbir türlü şeyi çekip çevirir, ama hiçbirini başlatmaz.

Hamlesini yapar, ama sonuca bel bağlamaz.

İşleri tamamlar, ama üzerlerinde durmaz.

Ve üzerlerinde durmadığı için de,

Hiçbir iş yolundan çıkmaz.

*

Kodamanlara itibar gösterme ki,

İnsanlar birbirleriyle çekişmesin.

Zor temin edilene değer verme ki,

İnsanlar çalıp çırpmasın.

Arzu edileni sergileme ki,

İnsanlar birbirine düşmesin.

*

Gök kalıcı, yer uzun ömürlüdür,

Kalıcı ve uzun ömürlüdürler.

Zira kendileri için yaşamazlar.

Uzun yaşamaları da bundandır.

*

O kimseyle mücadeleye girmez,

Bu yüzden de hatadan uzak kalır.

*

Çoğaltıp biriktirmek, sonlandırmak kadar iyi değildir.

İşleyip bilemekle hiçbir şeyin ömrü uzamaz.

*

Varlık çıkar içindir,

Yokluk ve boşluksa fayda için.

*

Lütuf da hakaret de başa beladır.

Kendine ve bedenine tasayla özen göster.

*

Boşluğa erişmek ulaşılacak son noktadır.

Sükuneti korumak aslın kendisidir.

*

En iyi lider insanların ancak varlığından haberdar olduğu liderdir.

İkinci en iyi lider, insanların övgüyle bahsettiği liderdir.

Ondan sonraki en iyi lider insanların korktuğu liderdir.

En kötüsü ise, insanların alay ettiği liderdir.

*

Yalınlık göster, sadeliği benimse,

Bencilliği azalt, arzularını frenle.

*

Halkın korktuğu biriysen,

Senin de halktan korkman kaçınılmazdır.

*

Eskilerin “Yalnız eğilerek bütün olabilirsin” sözü ne doğru.

*

İnsan toprağın kanununa riayet eder,

Toprak göğün kanununa riayet eder,

Gök Yol’un kanununa riayet eder,

Yol da kendiliğindenliğin kanununa riayet eder.

*

İhmalkarlık yapan esas olanı kaybeder,

Galeyana gelen egemenliği kaybeder.

*

Bağlamakta mahir olan ip kullanmaz,

Yine de bağladığı çözülmez.

*

En iyi kurulmuş düzendeyse kesip bölmek yoktur.

*

Dünya ki tinsel bir alettir, yönetilemez,

Onu yöneten onu mahveder.

Onu gaspetmeye çalışan onu kaybeder.

*

Mahir olan:

Sonuca ulaşır ve orada durur,

İstediğini elde etmek için güç kullanmaz.

Sonuca ulaşır ama övünmez, küstahlık etmez, böbürlenmez.

Sonuca ulaşır ama halihazırda elinde bulunanı temin etmez.

İşte buna “Güç kullanmadan sonuca ulaşmak” denir.

Doğurduğu şartlar kalıcı olmaya meyillidir.

Eğer bir şey en gürbüz zamanında ihtiyarlayıp eskirse,

Buna Yol’dan sapmak denir.

Yol’dan sapanın sonu erken olur.

*

Düzen kurulmaya başladığında,

İsimler oluşur.

İsimler bir oluşmaya başladığında,

Kimse bunu durduramaz.

Nerede duracağını bilmektir,

Tehlikeleri önleyen.

*

Başkalarını bilmek akıllılık,

Kendini bilmek irfan sahibi olmaktır.

Başkalarının üstesinden gelen iktidar sahibi,

Kendisinin üstesinden gelen ise güç sahibidir.

Neyin yeterli olduğunu bilmek zenginlik,

Azimle yol almak irade sahibi olmaktır.

Sahip olduğunu kaybetmemek kalıcı olmak,

Ölüp unutulmamak uzun ömürlü olmaktır.

*

Bir şeyi daraltmak istiyorsan,

Önce onu genişletmelisin.

Bir şeyi zayıflatmak istiyorsan,

Önce onu güçlendirmelisin.

Bir şeyden ayrılmak istiyorsan,

Önce onunla birleşmelisin.

Bir şeyi almak istiyorsan,

Önce onu vermelisin.

Buna “İnce kavrayış” denir.

*

En yüce Erdem erdemlilik taslamaz,

Bu yüzden de onda erdem mevcuttur.

En aşağı erdemse erdemliliği elden bırakmaz,

Bu yüzden de onda erdem mevcut değildir.

*

İşte bunun içindir ki,

Yol kaybolduğu vakit “Erdem” doğar.

“Erdem” kaybolduğu zaman “İnsancıllık” doğar.

“İnsancıllık” kaybolduğu zaman “Doğruluk” doğar.

“Doğruluk” kaybolduğu zaman “Usul ve Adet” doğar.

Usul ve adet, sadakat ve güvenirliğin seyreltilmiş halidir.

Ve kargaşanın başlangıcıdır.

Tahmin ve öngörü denilen şey,

Yol’un süslenip bezenmiş halidir.

Ve kandırılmanın başlangıcıdır.

*

Varlıklara gelince:

Bazıları azalarak çoğalır,

Bazıları da çoğalarak azalır.

*

Dünyanın en yumuşak varlığı,

En katı olanı ezip geçer.

Mevcudiyeti olmayan,

Aralığı olmayan yerden geçer.

İşte böyle biliyorum,

Yapmadan yapmanın faydalarını.

*

Neyin yeterli olduğunu bilirsen,

Mahcup olmazsın.

Nerede duracağını bilirsen,

Tehlikeye düşmezsin,

Böylece kalıcı olabilirsin.

*

Neyin yeterli olduğunu bilmek, yeterliliğin kendisidir.

Daimi yeterlilik budur.

*

Hayat vermek ama sahiplenmemek,

Eylemde bulunmak ama karşılık beklememek,

Büyütmek ama buyurmamak,

İşte buna “Esrarengiz Erdem” denir.

*

Çok bilen konuşmaz,

Çok konuşan bilmez.

*

İşte bu yüzden ermiş kişi der ki:

Ben eyleme geçmem

Ve halk kendiliğinden değişir.

Ben durgunluğu severim,

Ve halk kendiliğinden doğru yolu bulur.

Ben iş güç peşinde koşmam,

Ve halk kendiliğinden muvaffık olur.

Ben arzudan yoksun kalırım,

Ve halk kendiliğinden yalınlığa yönelir.

*

Talihsizlikte talih yatar.

Talihteyse talihsizlik gizlidir.

Son hamlenin ne olacağını kim bilebilir?

Doğru diye bir şey yoktur,

Doğru eğriye,

İyi de kötüye döndüğü sürece.

Halkın yanılgıya düştüğü günler,

Sürer gider böylece.

İşte bu yüzden:

Dimdik ol, ama kesici olma;

Keskin ol, ama delici olma;

Dobra ol, ama kontrolsüz olma;

Işık saç, ama göz kamaştırma.

*

Küçüğü büyük,

Azı çok say.

Düşmanlığa Erdem’le karşılık ver.

Zora, kolay olan tarafından,

Büyüğe küçük olan tarafından bak.

Dünyada zor, kolay olandan;

Büyük de küçük olandan hasıl olur.

*

İşleri henüz başlamadan hallet,

Kargaşa henüz başlamadan düzeni sağla.

*

Binlerce kilometrelik yüksekliklere çıkmak bir adımla başlar.

*

Sonucu başlangıcı önemsediğin kadar önemsersen,

Girişimlerde mağlubiyete uğramazsın.

*

İyi komutanlar savaş çığırtkanlığı yapmazlar.

İyi savaşçılar öfkeyle davranmazlar.

Düşmanlarını yenmekte iyi olanlar onlarla uğraşmazlar.

Görev dağıtmakta iyi olanlar mütevazi davranır.

*

Adım atmadan ilerle,

Kolunu kaldırmadan kolları sıva,

Silah tutmadan elde tut,

Ve düşmanla yüzleşmeden onları savuştur.

Düşmanı hafife almak kadar büyük bir felaket yoktur.

*

Bilmediğini bilmek en büyük bilgidir.

Bilmediğini bilmemek bir kusurdur.

*

Katı ve büyük olan toprağın altında,

Esnek ve yumuşak, hassas ve ince olansa toprağın üstündedir.

*

O çok olandan alır, az olana katar.

Göğün Yol’u fazlalığı azaltmak, eksikliği çoğaltmaktır.

İnsanın yolu ise eksiği azaltmak, fazlayı çoğaltmaktır.

*

Doğru sözler, tersini söyler gibi görünür.

*

Samimi sözler süslü değildir,

Süslü sözlerse samimi değildir.

Bilge kişi bilgiçlik taslamaz,

Bilgiçlik taslayandan bilgi olmaz.

İyi kimse bolluk içinde değildir,

Bolluk içinde olan iyi değildir.

Ermiş kişi biriktirmez,

Başkalarına vererek kendisi kazanır.

Başkalarına verdikçe kendine daha çok kalır.

Göğün Yol’u zarar vermeden fayda getirmektir.

Ermişlerin Yol’u mücadele etmeden hareket etmektir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: