Kıyamete Bir Milyar Yıl-Arkadi ve Boris Strugatski

Ah şu entelinjansiyanın lanet olası utangaçlığı! İki harika insan bir anda, hızla birbirlerine açılamazlar, birbirlerinin ruhlarına bakamazlar; ilk bakışta arkadaş olamazlar.

Eğer bir kadının önlüğü bulaşıklardan sonra ıslak olursa, bu, kocasının sarhoş olduğu anlamına gelir. Ya kocanın önlüğü ıslak olursa?

Güçlü insanların arasında olmaktan utanıyor, başkalarının da güçsüz olmasını istiyor. O zaman kendisi için daha kolay olacağını düşünüyor.

“Kainat kendi yapısını korur”… enerjinin ve maddenin korunumu yasaları genel olarak yapının korunumu yasasının kısmi görünümleriydiler. Azalmayan entropi yasası homeostatik kainatla çelişiyordu ve bu yüzden evrensel değil, kısmi bir yasaydı. Bu yasayla ilişik ve tamamlayıcı olan, aklın aralıksız yeniden-üretimi yasasıydı. Bu iki kısmi yasanın birleşme ve çelişmesi evrensel olarak kabul edilen yapının korunumu yasasını ortaya koyuyordu.

Eğer sadece azalmayan entropi yasası mevcut olsaydı, kainatın yapısı kaybolur ve kaos egemen olurdu. Ama öte yandan, eğer sadece aralıksız gerçekleşen ve her şeye muktedir olan akıl mevcut ya da hep baskın olsaydı, kainatın verili homeostatik yapısı gene parçalanırdı. Bu kuşkusuz, kainatın daha iyi ya da daha kötü olması anlamına gelmezdi; sadece farklı olurdu; homeostatiklik ilkesiyle çelişirdi, zira o zaman sürekli olarak gelişen “Akıl”‘ın sadece tek bir amacı olabilirdi: Doğanın doğasını değiştirmek. Bu nedenle, homeostatik bir kainatın özü, entropinin artışıyla aklın gelişimi arasında bir dengeyi sürekli kılmaktır.

Özetlerin yapılması, kendine ve kendi emeğinin ürünlerine hayranlıkla bakma zamanı, bir bilim adamının asil ve pis işidir.

İnsanın aslında hiç de her zaman sandığı kişi olmadığını anlaması çok tatsız bir şey. İnsan her zaman olduğu kişi olarak kalmak istiyor, ama teslim olursan bu mümkün değil.

Aceleye gerek yok, diyor. Kıyamete daha bir milyar yıl var, diyor. Eğer teslim olmaz ve anlar, anlar ve teslim olmazsan bir milyar yılda çok, hem de çok şeyler olur.

Eğer kendimiz olmaya cesaretimiz varsa, bedeli başkaları öder. (John Updike)

Ve hepimizin de bildiği gibi, başarıyla atlattığımız tatsız bir durumu hatırlamaktan daha keyifli bir şey yoktur. ( Boris Strugatski)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: