Günden Kalanlar- Kazuo Ishiguro

Bizim meslektekiler, kırlarda dolaşmak, resimlere konu olabilecek güzellikte yerler gezmek açısından ülkeyi fazlaca görmüş sayılmazdık belki; ama aslında bu toprağın en önemli hanımefendi ve beyefendilerinin bir araya geldiği evlerde yaşadığımız için İngiltere’yi pek çok insandan daha fazla görmüş sayılırız.

Aslında salt geleneklere bağlılık adına gereksiz sayıda insan çalıştırmanın, ki çalışanlara sağlıksız miktarda boş zaman kalmasına yol açacak bir şeydir bu, mesleğimizdeki ölçütlerde görülen hızlı düşüşte önemli bir rol oynadığını düşünüyordum bir süredir.

Görev dağılım çizelgesindeki böylesine bariz bir hatanın gözümden bunca zaman kaçmış olmasına şaşırabilirsiniz, ama üzerinde belli bir süre kafa yorduğumuz konularda bunun sık sık yaşandığını da kabul edersiniz. Herhangi bir dış etken sizi oldukça tesadüfi bir şekilde uyarmadıkça, aklınız başınıza gelmez.

Bizim toprağımızın güzelliğini ayrıcaklı kılan şey, tam da bu apaçık çarpıcılığın ya da göz alıcılığın yokluğudur. Önemli olan, o güzelliğin dinginliğidir, aşırıya kaçmaması, ölçülü oluşudur.

Dahası, Bay Graham’ın benzetmesine karşı çıkmamın asıl nedeni, insanın ya sahip olduğu ya da asla sahip olamayacağı bir şeyi çağrıştırmasıydı. Birisi gözle görünür biçimde vakur değilse, bu niteliğin peşinden koşması, çirkin bir kadının kendini güzelleştirmeye çalışması kadar nafileydi.

Büyük başuşakları büyük yapan, mesleki rollerine sonuna kadar bağlı kalma becerileridir, ne kadar şaşırtıcı dehşet verici ya da sinirlendirici olursa olsun dış etkenler onları sarsmayacaktır. Kibar bir beyefendi kıyafetini üzerinde nasıl taşırsa, onlar da meslek adamlıklarını öyle taşırlar. Kabadayıların ya da koşulların bu giysiyi herkesin göz önünde yırtıp atmasına izin vermezler, ancak kendi diledikleri zaman sıyırıp atarlar onu, bu da ancak tam anlamıyla yalnız oldukları zaman mümkündür.

Avrupalılar başuşak olamazlar, çünkü salt İngiliz ırkının sahip olduğu bir nitelikten, duygularını dizginleme becerisinden soyca yoksundurlar.

Dönüm noktalarından söz etmek iyi, güzel de kişi bu gibi anları ancak geçmişe dönüp baktığında görüyor. Bu tür olaylara bugün baktığımızda bunların gerçekten de yaşamdaki önemli, değerli anlar görünümünü almaları doğaldır, ama bu onları yaşadığım sırada edindiğim izlenim bu değil kuşkusuz.

Bu akıllıca bağışlanan bir bağlılıktır. Bunda vakur olmaya ne var ki? Kişi yalnızca kaçınılmaz bir gerçeği kabul eder böylece. Gerek sizin gerek benim gibilerin, bu günün dünyasının önemli konularını kavrayacak bir konuma asla ulaşamayacağımızı, her zaman için en iyi yolun, akıllı ve onurlu olduğuna inandığımız bir işverene güvenmemiz, gücümüzü elimizden geleni yaparak ona hizmet etmeye adamamız olduğunu…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: