Zaman Makinası Bir Buluş- Herbert George Wells

Her hangi bir gerçek cismin dört yönde uzantısı olmalıdır. Uzunluğu, Genişliği, Kalınlığı ve Sürekliliği olmalıdır… Aslında dört boyut vardır, bunların üçüne Uzay’ın üç düzlemi diyoruz, dördüncü boyut ise Zaman’dır. Ama ilk üç boyut ile dördüncü boyut arasında gerçek dışı bir ayırım yapma eğilimindeyizdir; bunun nedeni bilincimizin hayatımızın başından sonuna kadar bu dördüncü boyut boyunca ilerliyor olmasıdır.

Bilim insanları, Zaman’ın bir tür Uzay’dan başka bir şey olmadığını çok iyi bilirler.

Doğrusunu isterseniz, Zaman Gezgini hani şu sözüne inanılamayacak kadar zeki adamlardandı: Onu bütün yönleriyle görebildiğiniz kanısına bir türlü varamazdınız, görünürdeki açık yürekliliğin gerisinde hep kurnazca bir temkinlilikten, pusuya yatmış bir şeytanlıktan kuşkulanırdınız.

Her işi kolayca yapıvermek hatadır.

Bu insanların huzurlu ve güvenli bir hayat sürdüklerini görünce, cinsiyetler arasındaki bu yakın benzerliğin beklenmedik bir şey olmadığını düşündüm; çünkü erkeğin gücü ile kadının uysallığı, aile kurumu ve kadın ve erkek mesleklerinin farklılığı, bedensel güç çağının baskıcı zorunluluklarından başka bir şey değildir. Nüfusun dengeli ve verimli olduğu bir yerde çok fazla çocuk doğurmak Devlet’e iyilikten çok kötülük olur.

Güvenlikteki enerjinin yazgısı her zaman bu olmuştur; sanat ve erotizme sığınır, ardından da uyuşukluk ve bozulma gelir.

Açıklamam çok basit ve bir o kadar da inandırıcıydı… bütün yanlış görüşler gibi…

Ama uzun süre izleyemeyecek kadar tedirgindim; kaldı ki, uzun süre rehavete kapılamayacak kadar Batılıyımdır.

İnsanın kafasını karıştıran bir sürü bilinmeyenin ortasında oturup durmak bir işe yaramaz. Sonunda bunu takıntı haline getirirsin. Bu dünyayla yüzleş.

İnsan zekası düşünün, ne kadar kısa sürmüş olduğunu düşününce kederlendim. İnsanoğlu intihar etmişti. Kendine hedef olarak karalılıkla rahatı ve kolayı, düstur olarak da güvenli ve istikrarlı dengeli bir toplumu seçmiş ve muradına ermişti- ama sonunda gele gele bu duruma gelmişti işte… Değişimin, tehlikenin ve güçlüklerin altından zihinsel çok yönlülükle kalkılması görmezden geldiğimiz bir doğa yasasıdır. Alışkanlık ve içgüdü işe yaramaz hale gelmedikçe, doğa zekaya hiçbir zaman başvurmaz. Değişimin ve değişim gereksiniminin olmadığı yerde zeka da olmaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: