Kelile ve Dimne- Beydeba

** Yayına Hazırlayan: Yılmaz Elmas, Engin Yayıncılık, 2. baskı, 1996

İnsanları hayvanlardan ayıran dört nitelik var: Bilgi (Bilgeliği, bilimi kılavuz edinmek), Onur (Kızgınlık anında güdülerine egemen olmak, doğruluk, dürüstlük), Akıl ( Olaylar karşısında nasıl davranılacağını saptamak), Adalet ( Kendi hakları kadar başkalarının haklarına da saygılı olmak)

Bilim adamına yaraşan dilini iyi kullanmasıdır.

İnsan için en yararlı şeylerden biri kendini tanıması ve kendi değerini iyi bilmesidir.

İnsan için en yararlı şey, bilmediği şeyler konusunda söz söylememesidir.

İnsan için en büyük özellik kendi kaderini kendisinin belirlemesidir.

Söylediğim bir sözden dönmektense, söylemek üzere olduğum söze egemen olmak isterim.

O sözü söyleyene şaşarım ki, kendi yararına ise başkalarının işine yaramaz; zararına ise onu felakete uğratır.

Söz ağızdan çıktı mı bana egemen olur. Ağızımdan çıkmadıkça ben ona egemen olurum.

Söylemediğim bir söz yüzünden kesinlikle pişman olmadım. Fakat söylediğim sözlerden dolayı kaç kez pişman oldum.

En güçlü rüzgar, değer vermediği otlara bir şey yapamaz. Ama hurmaların en uzununu, ağaçların en güçlüsünü devirir.

Nice küçük ve zayıf kimseler vardır ki; düşünce ve yetenekleriyle nice güçlülerin başaramadıklarını başarmışlardır. Hile ve kurnazlık güçlüleri de alt edebilir.

Kötü niyetli kimse, istediği yere yükselinceye kadar iyi ve yararlı bir kimse olarak görünmek ister. İstediği yere ulaşınca da daha fazlasını arar.

Her suçun bir cezası olmalıdır. Açık suçun cezası açık, gizli suçun ki gizli olmalı… Hükümdar incelemediği ve işlendiğine inanmadığı bir suç yüzünden ceza vermemeli.

Kendi alınyazısına egemen olamayan, alınyazısını güvenmediği kimselerin eline bırakan kimse, huzur içinde olabilir mi?

Yapılacak kötülük bir nedene dayanıyorsa onu gidermenin olanağı vardır. Hiçbir nedene dayanmıyorsa ya da bu bilinmiyorsa çok kötü bir durumdur.

Kurnazlık ve aldatıcılık sahibine de zarar getirir… Dost edineceksen akıllı ve yiğit kimseyi seç. Ahmak ve kötüden kaçın…

Yargıçların iyisi kanıtsız hüküm vermez ve kanıya dayanarak bir davranışa girmez.

Arslan, Kaplan’ı ve Pars’ı çağırtarak şimdiye dek niçin tanıklık etmediklerini sordu. Kaplan: Şimdiye dek tanıklık etmememin nedeni, benim tanıklığıma gerek kalmadan bu yargılamanın sonuçlanacağını düşündüğümdendir. Biraz da benim tanıklığıma inanılmayacağındandır ve Dimne’nin karalamalarından korktum doğrusu dedi. Pars: Benim tanıklığıma hiç inanılmazdı. Hiçbir tanık ortaya çıkmayınca bildiklerimi söylemeye karar verdim ve gelip tanıklık ettim dedi.( Kelile ve Dimne)

Bir ev halkını kurtarmak için bir can, bir toplumu kurtarmak için bir ev halkı, bir kenti kurtarmak için bir köy, bir devleti kurtarmak için kent feda edilebilir. ( Devenin Başına Gelenler)

Baş edemeyeceğin düşmandan kaç.

Düşmanı küçümsemek yanlıştır. Her kim kendini ve düşmanını tanımadan hakkından gelemeyeceği biriyle savaşa kalkarsa, kendini ölüme sürüklemiş olur.

Savaşın bile üstesinden gelemeyeceği şeyler vardır. Bunlar: Güç, para, söz ve emektir.

Yardımcısız kalan ve zor durumda kalan düşmanı bağışlamak gerekir.

Akıllı kimse düşmanlarından da yararlanmasını bilir. ( Kargalarla Baykuşların Savaşı)

Elçilikle görevlendirilen kimse düşüncesiyle, yumuşaklığıyla, uzak görüşüyle kendini göstermelidir.

Her kim ki kendi gücüne güvenerek kendinden güçsüzleri hor görürse, onun gücü başına bir gün bela olur. ( Filler ve Tavşanlar)

Akıl sahibi olanlar duygularına boyun eğmekten çok akıllarıyla hareket ederler. ( Kral ile Kuş)

Akıl dibi görünmeyen deniz gibidir. Felaket ne denli büyük olursa olsun denizi yok edemez.

Dostluklar iki türlüdür dedi Fare. Birincisi bir şey gözeten, ikincisi zora dayanan dostluklar. İkisi de çıkar arar ve zarardan korunur. Birincisine güvenilir, ikincisine bazı anlarda güvenilir.

Nice dostluklar vardır ki, içinde düşmanlıklar gizlidir. Bu tür dostluklardan sakınmayanın sonu felakettir. Dosta dost denmesinin nedeni yarar umulmasıdır. Bazen yarar umulduğunda düşmana da dostluk gösterilebilir. Düşmandan zarar geleceği sezinlendiği an, ona düşmanlık gösterilir. Bazen dostlar arasındaki yakınlık tümüyle kesilebilir. Bu düşmanlık yaratmaz aralarında. Öyle dostluklar da vardır ki, temelinde düşmanlık yattığından zorunlu yakınlık biter bitmez durum aslına döner. (Akıllı Fare)

Düşmanın en güçlüsü doğal olanıdır. Düşmanlıklar iki çeşittir. Birincisi birbirine denk düşmanlıklar ( Güçleri yakın). İkincisi birbirine denk olmayan düşmanlıklar ( Biri zayıf).

Dünyadaki kimseler iki şeye değer verirler ve bunun için çalışırlar diye yanıtladı onu Zeyrek ( Anlayışlı, uyanık, zeki). Biri can, diğeri ise güç. Birbirlerine canlarını sunanlar aralarında ayrılık gayrılık kalmayan kimselerdir. Birbirlerine güçlerini sunanlar ise birbirlerinden yararlanmak isteyen kimselerdir. Çıkara dayalı iyilik, kuşları yakalamak için avcının attığı yeme benzer. (Akıllı Karakarga ile Zeyrek Fare)

Olmayacak şeyi oldurmaya çalışma. ( Maymunlar ve Ateş Böceği)

Yine de kendimi bu kötü durumdan kurtarma yolu aramalıyım. Kötümserliğe kapılmak beni açmaza götürür. Aklını kullanan er geç bir kurtuluş yolu bulur. (Üç Balık)

Çalışmak, güzellik, aklını kullanmak çok güzel, değerli şeyler. Barış içinde hep birlikte yaşamak hepsinden güzel. ( Şehzade ile Arkadaşları)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: