2001 Bir Uzay Destanı- Arthur Charles Clarke

** Klasik bilim kurgunun 3 büyük yazarı: Arthur C. Clarke, Isaac Asimov ve Robert A. Heinlein

… yaşayan her insan için evrende bir yıldız parlamaktadır.

Ancak devir değişmişti ve geçmişten miras kalan akıl, akılsızlığa dönüşmüştü.

Şimdi ise bilim uzmanıyım, bu da her şey hakkında hiçbir şey bilmediğim anlamına gelir.

Ee madem papalık bizde, şimdi tadını çıkaralım.

Uzayda insan dehşete düşebilir ama endişelenmez.

Yaşı kavranılamazdı, ama ölüme gelince Ay ölmemişti çünkü şimdiye kadar hiç yaşamamıştı.

Ne olduğu anlaşılamayan bir şeye zarar vermek barbarlık göstergesiydi. Ama belki de insanlık, bu şeyi yapan yaratıklarla karşılaştırıldığında barbardı.

HAL: Heuristik ( Gerçeğin akıl veya deneye dayandırılmadan sezgisel kavranması) olarak programlanmış ALgoritmik bilgisayar

Japetus (Iapetus): Satürn’ün 8. uydusu. Yörüngenin bir yanındayken 6 kat parlaktır. Adını, eski Yunan mitolojisinde Uranüs ve Gaianın oğlu olan aynı isimli tanrıdan – İapetus’tan alır. Yunan mitolojisinde İapetus Kronosun kardeşi, Atlas ve Prometheus’un babasıdır. (http://uzaykasifi.com/iapetus/)

HAL’ın yaratıcılarının, kendi yarattıkları bilgisayarın psikolojisini tam olarak anlayamamış olmaları, gerçek yabancı varlıklarla ilişki kurmanın ne kadar zor olabileceğini gösteriyordu.

Teoriniz çılgınca, ancak gerçek olabilecek kadar çılgınca değil. (Niels Bohr)

Ancak Satürn’ün halkalarının insanlarla aynı zamanda ortaya çıktığı gibi tuhaf bir rastlantı kimsenin dikkatini çekmemişti.

Satürn’ ün uyduları (dışarıdan içe doğru): En az 62 tanedir. En büyükleri, Phobe ( Ters döner, sentor grubundan yani güneş sistemi dışından geldiği için güneş sistemi ve gezegenlerin tarihini ve oluşumlarını gözleme şansı verir) Japetus ( Açık ve koyu gölgeli, cevize benzer), Hyperion ( Yassı, süngerimsi ), Titan (En büyük, ilk keşfedilen,metan ve azot atmosferi var), Rhea (Çekirdeksiz, buzdan oluşur, oksijeni olan güneş sistemindeki tek ay), Dione( Bir yüzü hep aynı tarafa bakar), Tethys (Garip kırmızı kemerler taşır), Enceladus (Gayzerlerinden fırlayan buzlar halkaya katılır, yeraltı okyanusu var), Mimas ( Star wars’daki Ölüm Yıldızı’na benzeyen büyük bir krateri var) ve halkalar ( 3 halka ve boşluk gibi görünen  Cassini ayrımı dışındaki aydınlık halkaya, A halkası, gezegene daha yakın olan içteki aydınlık kısma ise, B halkası adı verilmiştir. 1800’lü yılların ortasında ise B halkasından daha içte yer alan ve C halkası olarak adlandırılan halka bulundu. Şu anda D, E, F ve G halkaları da bunlara eklendi) (https://www.evrenbilim.com/saturnun-uydulari/)

( http://www.yaklasansaat.com/gezegenler/saturn/saturn_halkalari.asp )

Tüm Galaksi’de, bilinçden daha değerli bir şey bulamadıklarından, onun her yerde doğması için çaba gösterdiler. Yıldız tarlalarının çiftçileri oldular, ektiler, bazen de biçtiler. Bazen de soğukkanlılıkla zararlı otları ayıkladılar.

Önce beyinleri sonra da yalnızca düşüncelerini metal ve plastikten yapılmış yeni kusursuz evlerine yerleştirdiler. Bunların içinde, yıldızların arasında dolaştılar. Ondan sonra da uzay gemisi yapmadılar. Kendileri uzay gemisiydiler.

… bilgilerini uzayın kendi bünyesinde depolamayı ve düşüncelerini sonsuza dek donmuş ışık kafeslerinde korumayı öğrenmişlerdi. Sonunda maddenin egemenliğinden kurtulup ışınım yaratıklarına dönüşebildiler. Böylelikle kendilerini saf enerjiye dönüştürdüler.

Artık galaksinin efendisiydiler ve zamanın yok olamayacağı kadar ötesindeydiler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: