Hava- Buket Uzuner

Her şey neye layıksa ona dönüşür. ( Mevlana)

Var olan tek sır, bir sır olduğunu düşünen insanların olmasıdır. ( Sürülerin Bekçisi- Fernando Pessoa)

Her şehir kendi tarihindeki gurur ve utanç kaynaklarını sokaklarına yazar. Tıpkı iyilik gibi kötülük de asla saklanamaz.

İnsanları mutlu oldukları için değil, kendi mutluluklarının bedelini başkalarına ödettikleri için suçlayabiliriz.

Kayser: Sezar

Rumeli: Tüm Anadolu, Doğu Roma toprağı anlamında

Bağırıp çağırmadan, kendini öne çıkartmak için çırpınmadan güçlü irade sergileyen insanlar, çoğunlukla hafife alınırlar. Oysa asıl onların direnci ve iyilik kapasitesi uzun solukludur.

Bedeni henüz göçebeyken insan zihni, içinde bulunduğu anı yaşardı. Hayatta kalmak için her tehlikeye karşı her an tetikte ve bizzat orada bulunan zihin, korkuyu, heyecanı, mutluluğu ve aşkı anında yaşardı. Yerleşik hayata geçtikten sonra insan zihni anı güvenceye almış, artık gelecek için planlar yapmaya başlamıştı. Gelecek endişesi ve ertelenen mutluluk hastalığı o zaman başladı. İnsan yerleşik hayata geçince anı yaşamayı bıraktı, sonra da unuttu. İnsan zihni tarım devriminden sonra geçmiş ve gelecekle meşgul olmak üzere evrildi. O zamandan beri insanlar şimdiki zamanı hep kaçırır. Binlerce yıldır insanın içinde bulunduğu en iyi durum ve duygunun bile bir türlü tadına varamayan endişeli veya pişmanlık dolu bir canlıya dönüşmüş olmasının nedeni budur.

Yıllarca derin yalnızlık çekenler, görünmez kabul edilenler, kendilerini değersiz sanmaya başlar ve her yerde fazlalık gibi hissederler… Yalnızların çoğu kendileriyle arkadaşlık etmeyi öğrenmiş zeki insanlardır. Kırık gurur acısı da yalnızlığa benzer.

Aşağılanmışlık insanı daima aşağı çeker. Acıları ve yenilmişlikleri nedeniyle birçok insanın hayatında kendi yeraltına inip, saklandığı zamanlar olabilir ama ilk bakışta o esirgeyen özelliklerine karşın yeraltı, haklı bir öfke ve hınç duygusuyla orada uzun zaman kalmak, bir daha gerçek dünyaya dönememek gibi ciddi tehlikelerle doludur.

Derin yaraları sadece yüzleşmek iyileştirebilir.

Hepimiz acıya nasıl karşılık vereceğimizi kendimiz seçeriz.

Kendisi özünde göçebe olan milletler, bir yandan yeni göçenlerden korkarken, bir yandan da yeni yurt kurmanın zorluğunu binlerce yıl unutamazlar. Misafiri sever, yerleşmeye gelenden hoşlanmazlar.

Kalabalıkta yalnızlık, gürültüde sessizlik, yakınlıkta uzaklık daha fazla görünür olur.

Sesinden kedere bulanmış cinnet damlıyordu.

Gelecekle ilgili planlar yaparken günlük hayatı aniden bölen felaketler, insanın daha önce şikayet ettiği en tekdüze alışkanlıkları bile özlemesine yol açar. Alışkanlıklardan sıkılmak, aslında hayatın normal aktığının bir işaretidir. Sıkılmak, tek başına bile mutluluktur. Çünkü sıkılmak için her şeyin yolunda gitmesi gerekir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: