Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana- Ray Bradbury

Rüzgar hangi dilde konuşur? Bir fırtınanın maliyeti nedir? Yağmurlar hangi ülkeden gelir? Yıldırımın rengi nedir? Bittiğinde gök gürültüsü nereye gider?

Tom Fury size söylüyor. Fury, yıldırımsavar satan biri için iyi bir isim değil mi? İsmi ben mi seçtim? Hayır! İsim mi beni mesleğime sevk etti ? Evet!

Sizdeki üç şeyi gören insana güvenin; gülüşünüzün ardındaki kederi, öfkenizin ardındaki sevgiyi, sessizliğinizin ardındaki nedeni. ( Thomas Stearns Eliot)

Ve babanın sesindeki tuhaf şey, gerçek söylenirken çıkan sesti. Gerçeğin sesi, bir şehrin kırlık gezinti bölgesinin veya ülkenin uzandığı bütün kırsal alanın yalanları arasında her oğlanı büyüler.

Jim’in sorunu, dünyaya bakması ve gözlerini ayırmamasıydı. Ve hayatınız boyunca gözlerinizi ayırmazsanız, on üç yaşına geldiğinizde yirmi yıl dünyanın tozunu yutmuş olursunuz.

Benim asla çocuğum olmayacak dedi, Jim… Daha fazla insan yapmanın yararsızlığı. İnsanlar ölür… Bana acı çektirecek bir şeye asla sahip olmayacağım… Yaşayacak ve acı çekeceksin dedi, kadın karanlıkta. Ama zamanı geldiğinde, bana söyle. Hoşçakal de. Yoksa gitmene izin vermeyebilirim. Bu korkunç olmaz mıydı, tutup bırakmamam?

Benim banka hesabım var. Jim’in başında saçları, ağzında haykırışı, sırtında gömleği ve ayaklarında tenis ayakkabıları. Nasıl oluyor da onun daha zengin olduğunu düşünüyorum?.. hava öylesine soğuktu ki oğlanlar her nefesleriyle dondurma yiyorlardı.

Tanrım sabahın üçü!.. Ruh dışarıdadır. Kan yavaş akar. Ölmenin dışında, ölü hale en yakın olduğun zamandır. Uyku bir parça ölümdür, ama sabahın üçü, gözler sonuna kadar açık bakınmak, yaşarken ölmektir!

Ah ne tuhaf, harika saatlerdir kadınlar. Zamanda yuva kurarlar. Ebediyeti yakalayan ve bağlayan eti yaparlar. Lütfun içinde yaşarlar, gücü bilirler, kabul ederler ve söz etme gereği duymazlar. Siz Zamanken, Zamandan söz etmeye ve geçip giden evrensel anlara sıcaklık ve devinim kazandırmaya ne gerek vardır? Erkekler nasıl da kıskanır ve çoğunlukla nefret ederler bu sıcak saatlerden, sonsuza dek yaşayacaklarını bilen bu eşlerden. Pekiyi ne yaparız? Biz erkekler korkunç derecede zalimleşiriz, çünkü dünyaya veya kendimize veya herhangi bir şeye tutunamayız. Sürekliliğe körüzdür, her şey bozulur, düşer, erir, durur, çürür veya kaçar.

Bu çok şeyin söyleneceği fakat hiçbir şeyin söylenmeyeceği bir zamandı. Bu her şeyi bilmek, istemek ama hiçbir şeyi bilmek, istememekti. Bu insanların konuşmaları gerektiği gibi konuşmalarının tatlılığı yok. Bu gizli şeyleri açığa çıkarmanın gizli acılarıydı.

Ve insanlar gerçekten günahı severler Will, ah hem de nasıl severler, hiç şüphen olmasın bütün şekilleri, büyüklükleri, renkleri ve … insanın mükemmel olmayı bekleyemeyeceğini çok geç öğrendim, sen de dışarıya çıkmak, düşmek ve herkesle birlikte ayağa kalkmak zorundasın.

Ölüm başka her şeyi üzücü kılar. Ama ölümün kendisi sadece korkutur. Eğer ölüm olmasaydı, kalan her şey lekelenmezdi… Dışarı çıkış yolun dedi baba, içeri girdiğin yolun olacak.

Burada korkunun kendisi bir kanıttı ve o da hayatı boyunca, yaz alacakaranlığında bir kasabın dükkanından gelen koku gibi, onu tanımaya yetecek kadar korkuyla karşılaşmıştı.

“Başparmaklarım karıncalandığında,

Uğursuz bir şey gelir bu yana” (Macbeth, William Shakespeare)

Yine de bu gece boyunca, onunla gerektiği gibi iyi yaşamazsa, hayatının geri kalanında da onunla yaşamak zorunda kalacağını çok iyi biliyordu.

Ben bir aptalım: Doğrudan sana bakıp orada ne olduğunu görmektense, her zaman omzunun üzerinden bakıp neyin gelmekte olduğuna baktım.

Sevginin her şeyden önce, ortak amaç paylaşılan deneyim olduğunu söyleyebilir miydi? Hayatın ana malzemesi buydu, değil mi?.. Bildiğimiz şeyi severiz, olduğumuz şeyi severiz… Gerçekten bilmek iyidir. Bilmemek ve bilmeyi reddetmek kötüdür ya da ahlakdışıdır en azından. Bilmezsen harekete geçemezsin. Bilmeden hareket etmek seni uçuruma götürür… Kötünün ne olduğunu bilmeden iyi olamayız.

Biz hayatlarımızı başkalarının günahlarıyla tuzlarız. Etimiz bize tatlı gelir.

Ve karnaval zeki bir şekilde Hiçten, Bir şeyden daha fazla korktuğumuzu biliyor. Bir şeyle savaşabilirsin. Ama … Hiç’le?

Kötü sadece bizim ona verdiğimiz güce sahiptir.

Ölüm önemli mi? Hayır. Önemli olan ölümden önce olan her şey.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: