Ölülerin Sözcüsü- Orson Scott Card

** Ender’in Oyunu kitabının devamı, Ender serisinin 2. kitabı.

Aydın yaşamımın en iyi tarafları uzmanlık alanımın dışında, teğet halinde olanlar. Çünkü uzmanlık alanımın içinde koydukları kurallar bir şeyi bilme ve anlamayı imkansız kılıyor.

İskandinav dili dört tür yabancılık tanımlar. Birincisi başka topraklardan gelenler ya da Utlanning, başka şehir veya ülkeden gelen ama bizim dünyamızdan insanlar olarak tanıdığımız yabancılar. İkincisi Framling, bunlar insan olarak tanıdığımız ama başka bir dünyadan gelen yabancılar. Üçüncüsü Ramen, insan olarak tanıdığımız ama başka türden yabancılar. Dördüncüsü, tüm hayvanları içeren gerçek yabancılar Varelse’ler, çünkü onlarla iletişim imkansız. Yaşıyorlar ama onları harekete geçiren nedenler ya da amaçları tahmin edebiliyoruz. Akıllı olabilirler, her şeyin farkında olabilirler ama bunu bilemeyiz.

Ockham’ın Usturası: Varsayım ve kavramların gereğinden fazla kullanılmamasını öneren Ockham’lı William’ın (1300-49) felsefi ilkesi, tutumluluk. Ockham’ın Usturası teorisi temel olarak “her şeyin birbirine eşit olduğu bir ortamda, en basit açıklama doğruya en yatkın olandır” felsefesi üzerinde şekillenir. https://www.matematiksel.org/occamin-usturasi-bir-basitlik-ilkesi/

Elbette Marcao’yu, bunu bir kışkırtma olmaksızın yapmakla suçladılar, suçu kurbana yüklemek eziyet eden insanların yaşları fark etmeksizin tuttuğu yoldur. Özellikle kurban karşılık verdiği zaman.

İsteklerini anladığında, hiçbir insan değersiz değildir. Kimsenin yaşamı sıfır değildir. Kadınların ve erkeklerin en kötülerinin bile kalplerini anladığınızda, günahlarının en azından küçük bir kısmını affettirecek cömert bir davranışı vardır.

Oma rahat vermeyen sürekli değişim ve farklılıklara rağmen kimliğini koruyan bir tür katı hiyerarşi, topluluğu bir arada tutan güç olarak, her zaman ortaya çıkıyordu. Eğer dinsel inançlara sadakatin güçlü desteği olmasaydı, topluluk kaçınılmaz olarak bölünürdü.

Kendisini ona karşılık yarattığını hatırladı. Aynı zamanda, onun da Savaş Okulu’nda kendisine karşılık nasıl değiştiğini hatırladı.

Kim olduğunu anlatmak, sonra artık aynı insan olmadığını fark etmekti. Bir hata yaptığını ve bu hatanın onu değiştirdiğini, aynı hatayı tekrar yapmayacağını, çünkü artık başka birisi olduğunu, daha az korkan, daha şefkatli biri olduğunu fark etmekti.

Gerçekten inandıklarımız dışında tüm inançlarımızı sorgularız, gerçekten inandıklarımızı sorgulamayı düşünmeyiz bile.

İnsanoğlu neredeyse hiçbir zaman gerçek büyüklüğü affetmez.

Birini gerçekten tanıdığın zaman, ondan nefret edemezsin.

Yeniden doğduğun sürece, ölmek iyi bir şey.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: