Coriolanus-William Shakespeare

Patrisyen: Roma’da soylular

Pleb: Roma’da avam tabaka

Tribün: Roma’da yüksek rütbeli subaylar

Coriolanus: Corioli fatihi

Sağ saflar: Elizabeth devrinde orduda en iyi askerlerin olduğu taraf

Likurgus: Sparta’nın anayasasını yapan akıllı ve bilge kişi

Deucalion: Yunan mitolojisinde Prometheus’un oğlu. Tanrı Zeus insanlara kızıp yeryüzünü sular altında bıraktığında karısı Pyrrha ile sağ kalan dürüst kişi. Nuh peygambere benzer.

Juno: Roma mitolojisinde Jüpiter’in eşi. (Yunan mitolojisinde Zeus ve Hera)

Phoebus: Yunan mitolojisinde ışık ve güneş tanrısı Apollo’ya verilen bir ad.

Vallahi, halkı hiç sevmediği halde pohpohlayıp duran çok büyük adam gördüm; halkın da, nedenini kendileri de bilmeden sevdiği çok adam olmuştur.

Niye sevdiklerini bilmeden sevebildiklerine göre, nefretleri de aynı olur herhalde.

Onun için, Coriolanus’un onu sevip sevmemelerine aldırmaması, bence halkı iyi tanıdığını gösterir; o soylu umursamazlığı yüzünden de duygularını açıkça gösteriyor.

*

Yaltakçılıktan hoşlanmıyor ama, durmadan halkın kin ve garezini çekmeye çalışmak, bence sevgilerini kazanmak için onları pohpohlamak kadar kötü.

*

Vatanına değerli hizmetleri var; ayrıca da halkın önünde kasketlerini çıkararak eğilip büküldükten sonra bir daha onlar için hiçbir şey yapmayan başkaları kadar kolay basamaklarla yükselmedi.

*

Vatanınız için yaptıklarınızla bunu soylu bir şekilde hak ettiniz: ama pek de soylu bir şekilde hak etmediniz.

*

Düşmanın tepesine kırbaçla, dostunkine ise sopayla indiniz; doğrusunu isterseniz halkı, sokaktaki insanı sevmediniz.

*

Giysileri sade ama yüreği kibirliydi.

*

Sizin haysiyetsizliğiniz devleti doğru yoldan saptırıyor;

Ona yaraşan dürüstlükten yoksun kılıyor;

Kötü baskın çıkınca, devletin de,

Yapması gereken iyiliği yapacak gücü kalmıyor.

*

Bakarsın bugünün getirdiğini, yarın götürür.

*

Eğer savaşta, olmadığın gibi görünmek onurluysa,

Amaç uğruna politikanı belirliyorsan,

Barış zamanında, tıpkı savaşta olduğu gibi,

Politika onura niye yoldaşlık etmesin?

*

Bu gibi durumlarda anlatmak istediğini

En güzel iletmenin yolu harekettir;

Cahillerin gözleri, kulaklarından daha eğitimli olur.

*

Yapmayacağım;

Yoksa doğru bildiğim şeye saygım kalmayacak.

*

Yiğitliğin benimdi; benden emmiştin onu;

Ama kibrini kendine borçlusun.

*

Ta ki, kendi başına gelmeden

Hiçbir şeyi kavrayamayan cehaletiniz;

Şehirde, yine kendinizin en büyük düşmanı olan

Sizlerden başka kimseyi bırakmasın.

*

Gün tam onların günü şimdi.

Bir kadını ayartmanın en uygun zamanı, kocasıyla kavgalı olduğu zamanmış derler.

*

Aslında bu barış dediğin de demiri paslandırmaktan, terzileri arttırmaktan ve halk ozanı üretmekten başka işe yaramıyor.

Bence de savaş gibisi yok.

Barışa hiç benzemez, gündüzle gece bir olur mu!

Bacakları açılır insanın, kulaklarının pası gider, duyuları keskinleşir.

Barışsa tam tamına felçtir, miskinlik, uyuşukluk, sağırlık, uyku, hissizliktir.

Savaş insanı yok eder, ama barış da bir sürü piç çıkarır ortaya.

Üstelik insanları birbirinden nefret ettirir.

Neden?

Birbirlerine o kadar ihtiyaç duymuyorlar da ondan.

*

Başlangıçta onu kucakladığım zaman,

Bana karşı da bu kadar kibirli davranacağını

Tahmin etmemiştim. Ama bu davranışı

Kişiliğiyle tutarlı; düzeltemeyeceğim şeyi

Hoş görmek zorundayım.

*

Artık, kaderin yüzlerine güldüğü talihli insanların

Kaçınılmaz damgası kibir yüzünden mi;

Yoksa, eline geçen fırsatları yanlış değerlendirip

Kullanmayı beceremediğinden mi;

Ya da kişiliği gereği,

Birden fazla kimliğe bürünemeyip

Tolgadan mindere geçemediğinden,

Tıpkı savaştaki katılığı ve kılığıyla

Barışta da komutanlık etmekten kendini alamadığından mı

Bilemiyorum, ama bunlardan biri yüzünden-

Ki ondan bunların hepsinden biraz var,

Ama herhalde hepsi yüzünden değil-

*

İşte böyle,

Sahip olduğumuz nitelikler

Yerine göre değişik yorumlanabiliyor;

Kendi içinde övgüye değer bir şey olan güç için de

Onun açığa vurulup sergilendiği bir kürsü kadar

Uygun bir mezar düşünülemez.

Ateş ateşi söndürür, çivi çiviyi söker;

Haklar haklarla çiğnenir, kuvvet kuvvetle çöker.

*

Kırgınlığı, merhametinin zindancısı

*

Kendi eliyle ölmeye niyetli insan, başkasından gelecek ölümden korkmaz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: