Hamlet- William Shakespeare

Hamlet’in kendine sorduğu sorular arasında belki de her seyirci kendi sorularını tanımış, bulmuş, çıkarmış, cevaplarını bulamasa bile aynı soruların başka nasıl sorulabileceğini, soru sorma, düşünme sanatını görmüştür.

Bir yandan kişiliğini bulamamanın, bilememenin acısıyla kıvranırken, öte yandan esnekliği sayesinde herkese uyabilir, her kılığa girebilir.

Hamlet yalnızca, var olmanın mı yoksa olmamanın mı daha iyi olduğunu değil, var olup olmadığını ve var olmakla olmamanın bir anlam taşıyıp taşımadığını soran kişi. Hamlet,sorularını cevapsız bırakan bir evren karşısında düşünen, düşünmek zorunda olan kişi. (Bülent Bozkurt)

https://www.idefix.com/Kitap/Hamlet-Remzi/William-Shakespeare/Sanat-Tasarim/Tiyatro-/Dunya-Oyunlari/urunno=0000000054398

Hyperion: Yunan mitolojisinde Uranüs ile Gaia’nın oğlu, güneş tanrısı Helios’un babası.

Kendi iradesine sahip değil;

Yapabilecekleri doğumuyla sınırlanmış.

*

Öyleyse dikkatli ol.

Güvenliğin ilk şartı korkudur.

Başka kimse bulamazsa, kendine başkaldırır gençlik.

*

Her düşünceni dile dökme,

İyi tartmadığın düşünceyi de uygulamaya geçme.

Samimi ol, ama asla bayağılaşma

Sınanmış dostlarını çelik halatlarla bağla ruhuna

Ama her mert görünüşlü yeni yetmeye el uzatıp

Avcunu boş yere eskitme.

Kavgaya girmekten sakın; ama girmişsen bir kere

Öyle vuruş ki, karşındaki senden sakınsın.

Herkese kulak ver, dilini seyrek kullan.

Herkesin görüşünü al, düşünceni kendine sakla

Kesenin el verdiğince pahalı giyinmeye bak,

Ama gösterişe kaçma; zevkli giyin, züppe değil.

*

Ne borçlu ol, ne alacaklı;

Borç verdin mi, paranı da kaybedersin, dostunu da,

Borç almaksa tutumluluğun baş düşmanıdır.

Herşeyden önce kendine karşı dürüst ol,

O zaman kimseyi aldatamazsın.

*

Gençlerin özelliği nasıl ihtiyatsızlıksa,

Bizim yaştakilerin özelliği de kuruntu.

*

Yefta: Tevrat’a göre, düşmanlarını yenerse, karşısına çıkacak ilk canlı varlığı kurban edeceğine yemin etmiş ve karşısına ilk çıkan kendi kızı olmuş.

Lordum layık oldukları muameleyi göreceklerdir benden,

Hey ulu Tanrım! Çok daha iyisini göstereceksin be adam!

Her insana hak ettiği muameleyi yaparsan,

Kırbaçtan kim kurtulur sanıyorsun!

Sen kendi şeref ve mevkine göre davran onlara,

Ne kadar az hakederlerse, senin cömertliğinin değeri o kadar yükselir.

*

Çünkü cinayet, dili olmasa da,

Mucizelerde ele verir kendini.

*

Tecrübeyle sabit ki,

İmanlı bir yüz ve dindar davranışlarla,

Şeytanın üzerine bile bir kat şeker çekmek mümkün.

*

Var olmak ya da olmamak, mesele bu

Gözü dönmüş talihin sapanına, oklarına

İçin için katlanmak mı daha soylu,

Yoksa, bir dertler denizine karşı silaha sarılıp

Son vermek mi onlara? Ölmek, uyumak…

Hepsi bu … ve bir uykuyla

Yürek sızısına ve bedeni bekleyen

Binlerce doğal darbeye son verdik diyebilmek.

Hangi insan gönülden istemezdi bu bitişi!

Ölmek, uyumak … uyumak, belki rüya görmek.

*

Ve işte böyle kararlılığın doğal rengi,

Endişenin soluk gölgesiyle bozuluyor.

*

Yani sen iffetli ve güzelsen, namusun güzelliğinle konuşmamalı.

Güzellik iffetten iyisini bulabilir mi Lord’um görüşmek için ?

Ah, tabii! Öyle güçlüdür ki güzellik, iffet onu kendine benzetemeden,

O iffeti çöpçatana döndürüverir.

*

Tanrı size bir yüz vermiş,

Siz bir başkasını yapıyorsunuz kendinize.

*

Büyük insanlarda delilik gözden uzak tutmaya gelmez.

Termagant: Ortaçağda, bazı Hıristiyanların müslümanların tanrısı olarak gördükleri kişi. Patırtıcı ve gösteriş düşkünü olarak tasvir edilir.

Herod: İsa’dan önce Filistin’de yaşamış Yahudi önderi. Deli dolu, zorba olarak tasvir edilir.

*

Çok da uysal olmayın.

İçinizden gelen sese kulak verin.

Hareketi söze, sözü harekete uydurun.

Ancak, doğal ölçüyü kaçırmamak şartıyla.

Aşırılık, oyun denen şeyin özüne aykırıdır.

Başlangıçta olduğu gibi bugün de tiyatronun amacı,

Bir anlamda doğaya ayna tutmaktır.

Erdeme kendi yüzünü, kusura camdaki hayalini

Ve tümüyle çağın toplumuna kendi biçim ve kalıbını göstermektir.

Eğer bunu abartır ya da beceremezseniz cahilleri güldürebilirsiniz ama,

Bu işten anlayanların canını sıkarsınız.

*

Kimi insanın duygularıyla aklı öyle dengeli karışmıştır ki,

Talih hiçbir zaman o kişiye kaval çalar gibi oynamaz.

İşte o kişi Tanrı’nın sevgili kuludur.

*

Kadın hem çok sever, hem korkar, bilirsin;

Denktir birbirine onun korkusuyla aşkı;

Ya ikisi de yoktur, ya ikisi de aşırı.

*

Aşk büyük olunca, korkuya döner küçük kuşkular;

Küçük korkular büyüyorsa, bil ki orada büyük aşk var.

*

Kendimize heyecanla verdiğimiz sözler,

Heyecanımız dindiğinde anlamını yitirirler.

Öyle şiddetli duygulardır ki üzüntü de sevinç de

Uygulamaya koymak onları aynı şeydir yok etmekle

Sevinç çok eğleniyor, keder çok yakınıyorsa,

Keder sevinecek, sevinç kederlenecektir yakında.

*

Dosta ihtiyacı olmayan dostsuz kalmaz da,

Dara düşüp kof dostunu deneyen,

Bir de bakar, düşmana döndürmüş onu hemen

*

Bağışlama denen şeyin anlamı ne,

Günahın karşısında dikilmeyecekse?

Duanın yararı ne, çifte görev yapmıyorsa;

Hem düşmemizi engellemiyor,

Hem de düştüğümüzde kaldırmıyorsa bizi?

*

Sözlerim yukarı uçuyor, ama düşüncelerim aşağıda;

Düşünce taşımayan sözler göğe ulaşamaz asla.

*

Sivri söz aptal kulakta körelirmiş.

*

Halk denen o güvenilmez kitle onu seviyor.

Yargılarında akıllarını değil gözlerini kullanır onlar,

Bu yüzden suçu değil, suçluya inen kırbacı görürler.

*

Olan vaktinde yapabildiği en iyi ve yararlı iş

Yalnızca yiyip içip uyumaksa eğer,

İnsan mıdır ki insan? Bir hayvandır ancak,

Bize böylesine engin bir kavrayış gücü,

Geçmişe bakıp geleceği kestirme yetisi veren

O varlık, bu beceriyi ve ilahi aklı

Kullanılmadan küflensin diye vermedi.

*

…Gerçekten büyük kişi,

Büyük gerekçe olmadan harekete geçmez;

Ama şerefi uğruna, saman çöpünde bile

Çatışma nedeni bulacak kadar büyüktür.

*

Öyle hassas ki doğal yapısı aşkın,

Sevdiğini kaybettiğinde dayanamıyor,

Kendinden bir değerli armağan gönderiyor ardından.

*

Ama bilirim ki, sevgi zamanın şartlarından doğar

Ve gördüğüm örneklerden anladığım kadarıyla

Zamanla, sevginin kıvılcımı ve ateşi solar;

Sevgiyi söndüren kendi alevinin içinde yaşayan fitildir.

Hiçbir şey hep aynı iyilikte kalmaz.

Çünkü iyilik de büyüyüp azar

Ve kendi aşırılığından ölür.

Yapmak istediğimiz şeyi

Yapmak istediğimiz anda yapmalıyız.

Çünkü bu “istemek” değişebilir;

Gönülsüzlük, gecikmeler girer işin içine,

İnsanın dili, eli girer, durumlar değişir.

“Yapmalıyız”a gelince,

İç çekişte ölçüyü kaçırmaya benzer,

Rahatlatışı rahatsızlığa dönüşebilir.

*

Birden düşüncesizce bir iş yaptım;

İyi ki de yapmışım… zaman zaman,

İncelikli planlarımız suya düştüğünde,

Düşünmeden davranmak işe yarıyor.

Bu da gösteriyor ki,

Ne kadar gelişigüzel belirlesek de amaçlarımızı,

Onlara biçim veren bir ilahi güç var…

*

… doğrusu ona benzese benzese aynası benzer,

Ve onun izinden gidebilecek biri varsa o da,

Herhalde gölgesinden başkası olamaz.

*

Ama ben derim ki, birini iyi tanımak, kendini tanımaktır.

*

Eğer şimdi olacaksa yarın olmayacak demektir.

Yarına kalmayacaksa, şimdi olacak demektir.

Şimdi olmamışsa, bir gün olacaktır.

Sen yeter ki hazır ol.

Kendi gittikten sonra ne olduğunu kimse bilmediğine göre,

Önce gitmiş, sonra gitmiş, ne önemi var.

Olacak olsun!

*

Deliliği zavallı Hamlet’in düşmanı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: