Yorgun Heykel-Üstün Dökmen

https://www.kitapyurdu.com/kitap/yorgun-heykel/395075.html

İnsanlığın üzerindeki fazlalıkları yani önyargıları, geçmişin yükünü ve kaygıları atarsanız, kavga etmeyen güzel insanlar çıkar ortaya.

Sefte: (Balkanlar Kosova’da) Siftah

Yahudi olmayanlara yapılan katliamlar tarihsiz ve talihsizdir, tarih onları yazmaz.

Biz hep iyi insanlardık, ötekiler geldiler, yeni kötüler bize kötülük ettiler. Ötekiler bizim hep öteki olduğumuzu söylediler, oysa öteki olan asıl onlardı. Bizler öteki değildik, bizdik.

Yahudi ve Müslüman erkeklerin önleri tamamen birbirine benzer; ama onlar hiçbir bakımdan birbirlerine benzemediklerini düşünürler.

Amerika uydurmaz, üretir, icat eder.

Bütün milletler iyidir, yalnızca bazılarının yöneticisi kötüdür.

Sonuçta kötüler olmasaydı tarih yazmaya değmezdi.

Aslında bütün bebekler güzeldir; büyüdüklerinde açlık onları çirkinleştirir. Ve bütün milletlerin hafızaları vardır ama açlık hafızalarını karartır.

Sen galiba İvo Andriç’in Drina Köprüsü’nü okudun bu aralar yine. Romancıydı o, bütün romancılar gibi uydurmuştu. Tarihi biliyorum zanneden romancılar uydururlar.

Türkler gariban bir millettir; savcıları çoktur, avukatları yoktur, beceriksizdirler, dünyanın karşısına geçip de kendilerini savunamazlar, başlarına gelenlerle ilgili bir film bile çeviremediler. Bak maşallah Yahudilere, bin tane film çevirdiler Auschwitz üzerine, Yahudilere ağlayan çoktur; Türklere yoktur.

Dünyadaki bütün köprüler iyi kalplidir, üzerinden geçenler olmasaydı.

Aşk, gençken heyecan duymaktır, orta yaşta sürekli onunla birlikte olmayı istemektir, yaşlılıkta ise hatalarını, bağırıp çağırmalarını hoş görmektir.

Gerçek sevgi, güneşin altındaki ağaç gibidir; gölgesi sağa sola gider ama o hep aynı yerde durur.

Eskidikçe, yaşlandıkça eşyaların ve insanların kokuları değişir. Eski eşyaların temiz olsalar bile eski bir kokuları vardır.

Yaşlılık saygı, temizlik ise hayranlık uyandırır.

Tikveniça pita: Yufka, mısır kabağı, soğan, karabiber ile yapılır. Tereyağlı kabak böreği de denir.

https://zh-cn.facebook.com/580157779008375/photos/hafta-sonu-lezzetiniz-pita-od-tikve-tikvenik/873046693052814/

Razarvuşa: Un, tereyağ, yumurta, ceviz ve pekmezle yapılan bir tatlı.

Toplumlarda biri günlük diğeri gizli iki bellek bulunur. Günlük bellek, günübirlik etkenler, özellikle siyasetçilerin, basının etkisiyle yönlendirilen, zamanla bulanıklaşan, efsanelere bürünen, güvenilmez, kaypak bir bellek. Gizli bellekleri siyasetçiler gizli kalmasını ister, gerçeklerin görünmemesini ister.

Ev kapısının dışındaki lavabo temiz elle eve girmeyi ve dürüstlüğü hatırlatır.

Evin iç ve dış kapısındaki paspas ile ev ve sokağın temiz tutulması hatırlatılır.

Coğrafyanın kokusu, toprağa, bitkilere, rüzgara ve ışığa göre değişir dünyanın dört bir yanında.

Kasaba ve çevresi sabahları uçuk maviler, sisler içindeyken, titrek çiy damlacıklarıyla birlikte, zor duyulan bir yeşillik ve toprak kokusu kaplar dört bir yanı. Öğle üzeri, parlak ışıklar altında sislerden kurtulmuş kasaba yalnızca güneş kokar; bu saatlerde çocukların ve kedilerin kafalarını öptüğünüzde bir güneş kokusu yayılır içinize. Akşam saatlerinde ise, uzaktaki ağaçlara, tepelere doğru yayılan hafif bir morluk, yaygın bir mavilik kaplar çevreyi; bu saatte duyduğunuz koku, geceye hazırlanan akşam sefası benzeri bitkilerin, uykulu ve uçuk renkli kokusudur.

Akıl külahta bir çividir; yumruk yemeden kafaya girmez. (Arnavutluk Atasözü)

Ayaklarını bükerek üzerine oturmuş, ellerini de dizlerine koymuş olan cemaat ” cehennem” kelimesini duydukça, kazan öncesi ürpertiler içinde bıçak görmüş kasaplık koyunların melül mahzun bakışlarını sergileyerek oturdukları halının motiflerine bakar, stilize dağ keçilerinin boynuzlarını, cehennem zebanilerinin mızraklarıymış gibi algılamaya başlar, hoca efendinin azarlayan sesi yükseldikçe, başlarını verevine eğip, giderek tam bir tefekkür (derin düşünce hali) pozisyonu alırlardı. Bazıları ise başlarını fazlaca eğmez, derin bir hakikati yürekten kavrayan bir insan edasıyla başlarını iki yana doğru tevekkülle (yürekten inanmak, kadere boyun eğmek) sallardı.

Yani din adamı tavırlarını sokağa taşımaz, muhtemelen bu nedenle de herkes tarafından sevilir, saygı görürlerdi.

Kapılar ve kitaplar birbirlerine benzer. Kapılar, aynı yerde dururlar, sürekli bir sağa bir sola gidip gelirler ve içlerinden sürekli insanlar gelip geçer. Kitaplar da böylesine aynı yerdedir, bir sağa bir sola döner sayfaları içlerinden dünyalar, insanlar gelip geçerken ikisi de insan eliyle açılırlar, kapatılırlar. Bazı kitaplar, sahiplerini önyargılarla donatır, içeriye kapatır, bazıları ise bir kapı olup onları dünyaya çıkartır.

Şüphesiz kadınlar haklıydı, bir eşyada lüks vardır bir de davranışta. İkisinin birlikte ortaya çıkması oldukça enderdir.

Sergenli yetişkinler bir de kendilerinden, kendi duygularından, sevinçlerinden, hayal kırıklıklarından söz ederlerdi birbirlerine; yaşlılar ise gençlik anılarını, eşleriyle nasıl tanıştıklarını yaşlılar ise gençlik anılarını, eşleriyle nasıl tanıştıklarını anlatırlardı. Tanışma, evlenme anılarını, aradan kaç yıl geçmiş olursa olsun kadınlar hep aynı şekilde anlatırlardı; erkeklerin anlattıkları anılar ise yıllar içinde değişkenlik gösterirdi.

Belki de erkekler anıları doğru anlatırsa, yıllar değişmeyen, monoton şeylerle insanları sıkacaklarını düşünüyor, başkalarını ve kendilerini eğlendirmek için farkında olmadan anılarına sürekli renkli rötuşlar yapıyorlardı.

Pandispanya: Bir tür İspanyol ekmeği

Köy halkı voyvodayı karşılamaya Nasrettin Hoca’yı yollar. O da küçümseyerek “Beni karşılamaya senden başka adam bulamadılar mı?” der. Hoca ise “Adam karşılamaya adam gönderirler, sizin için beni münasip gördüler” der.

Balkan: (Kosova civarında) Dağ

Bakkal/ Mala bak/ Bak mal/ Bahmal

Tapates : (Hitit) Tapi/ Tapes (Balkanca) Halı

Çatıyı tamamlayan ustalar “Şamaş Şamaş” der. (Sümer Güneş Tanrısı)

Dünyada kuşların, insanların göç etmesi gibi, dillerin, kültürlerin dolaşımında da, dönüşümünde de inanılmaz serüvenler vardır. Serüvenler, bazen dillerin, kültürlerin, insanların yok olmalarına yol açar, bazen de onların değişerek, gelişerek yaşamalarını sağlar.

Sadece yağ, peynir karın doyurmaz, toplumlar bir de kahramanlara ihtiyaç duyarlar.

Aslında bu türden bir heykelin en büyük işlevi kasabalıyı birbirine yaklaştırmak, bizi oluşturmak olacaktı.

Galiba gönlügenişlerin, yüzleri de genişliyordu.

Galiba bu dünyada gururlanmak kadar alçak gönüllü görünmeye çalışmak da zordu.

Güzel bir bahçede içtiğiniz kahve, mutfakta içtiğiniz kahveye oranla her zaman daha lezzetlidir.

Okumak, şüphesiz ki bilgiyi getiriyordu ama bazı konularda saflığı götürmüyordu.

Mankurtlaşma: Güçlü gördüğü ülkelere öykünme ve başkaları yapınca küçümseme. (Cengiz Aytmatov)

Eşkenazi: Rus Yahudisi

Seferad: İspanyol Yahudisi

İnsanların ve ülkelerin yakın komşularıyla geçinemedikleri, uzaktakilerle daha iyi geçindikleri…

Bilindiği üzere siyasetçiler, eğer ellerinde mikrofon varsa konuşmaya başlamadan önce mikrofonu üflerler, eğer mikrofon yoksa öksürerek havayı üflerler.

İnsanların kökleri değil, meyveleri önemlidir.

Einstein: Eğer kuramının doğruluğu kanıtlanırsa Almanlar, Alman olduğumu, Fransızlar ise bir dünya vatandaşı olduğumu söylerler. Eğer kuramım rağbet görmezse, Fransızlar Alman olduğumu, Almanlar ise Yahudi olduğumu ileri sürerler.

Kafanızdaki, kafanızın derinliklerindeki önyargılarınız, en azından bir burun farkıyla önünüzde koşar genelde. Siz peşlerinden koşarsınız, yetişemezsiniz ancak sonuçta sizi peşlerinden koşturan önyargılarınız, sizi istedikleri yere götürür, köleleştirir yani.

Uzak bir ülkede yıllar önce bir şair, hem bağlı, hem özgür olmayı, “Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine” diye ifade etmişti.

Heykeller, insanlar için bir şeyler yapmış kişilere torunlarının verdiği bir tür ” Sen bizim için sonsuza kadar varsın” iletisidir, ölümsüzlük göstergesidir, bir kadirşinaslık abidesidir. Ve heykeller ölmüş kişiler için değil, onları diken torunları için önemlidir. İnsanlar ölür, insanlık sürmelidir.

Savaşlar sadece onları çıkaranlar için kaçınılmazdır, savaşanlar için kaçınılabilirdir, kaçınılması gereklidir. Çünkü savaşanlar her zaman savaşı kaybeder, savaştıranlar ise kazanır.

Alttan alta kendilerini yetersiz gören, suçlayan kimi kişiler, değer verdikleri bir kişiyi veya nesneyi kaybettiklerinde, yersiz yere kendilerini suçlarlar, değersiz olduklarını düşünürler, toplumdan ellerini, yaşamdan eteklerini çekmeye, karamsarlık hissetmeye, ağır çekim yürümeye, ağır çekim konuşmaya, kısacası yarım yamalak yaşamaya başlarlar.

Elinden iş gelmiyor, zanaati yok; rahipler, imamlar gibi.

Çok bilirdi ama çok bilmiş değildi.

Geçmişe ilişkin kızgınlıklar, kırgınlıklar, birer düğüm olup dizilir zihninize, eğer onları çözemezseniz, düğümlerler geçmişinizi. Eğer, çözebilirseniz, geçmişin yükünü sırtınızdan atıp, hafiflemiş bir şekilde geleceğe yürürsünüz.

Başka insanlara zarar vermeden, hatta suçluları bile öldürmeden, zihnimizle, vücudumuzla ödediğimiz bedel, bu dünyada ödeyebileceğimiz en iyi bedeldir.

Bir insanın kendine uzun süre kızması genelde çok masraflı olduğu için bir başkasına kızarak öfkesini daha ekonomik bir şekilde harcamaya çalışıyordu.

Papkikg: Biber piryani

http://foodandfitnessalways.com/biryani-stuffed-peppers-3659/

Klepa: İri Kayseri mantısı

Patlıcanlı çerviş: Patlıcanlı tirit

Od kapusa kesa: Kapuska

Kolaçiç: Köftecikler

Slatki cevap/Muhtancana :Kuru üzümlü, erikli, elmalı gerdan

https://www.denenmistarifler.net/tarif/mutancana-tarifi/

Peçeni: Fırında mantı

Börecik: Üzerine sarımsaklı yoğurt dökülen kol böreği

Ulevak: Tavuklu, ıspanaklı, yeşil kabakla yapılan börek

https://www.dombili.com/ulevak-uljevak/

Rujissa: Baklava

Can sevdiya: Kekli baklava

Halva pita: Bir çeşit kek

Elmalı pita: Elmalı börek

Unutma: Bir çeşit kek

Şilvopita: Erik tatlısı

Çika: Taze erişte

Zeyanisa: Ispanak böreği

Kompiraça pita: Patates böreği

Rasol: Lahana suyu

Devletler hükümetler düşmanımız, milletler, halklar dostumuzdur.

Bazen denemek, başarmaktan daha önemlidir.

Heleni’ye göre Kitap Kurdu, şansı düz giderse geleceği parlak, çok okuyan, bilgili, bazı konularda kafası iyi çalışan ama aşk konusunda, Güneş tutulması gibi, Ay tutulması gibi duygu tutulması, duygu tutukluğu yaşayan, feneriyle başkalarına yol gösteren fakat o feneri kendi kalbine tutmayan bir kişiydi.

Hayat böyleydi, bazı insanlar ve toplumlar, siz ne yaparsanız yapın görmeyi beceremedikleri şeyleri görmüyorlardı.

Taki/Przewalskiy: Moğol yaban atı

https://gezekalin.com/tag/taki-atlari/

Şamanik dönemde Türkler, önce cehenneme gidip kazanlarda günah ve kirlerden arınıp sonra melekler saçlarından tutup kazandan çıkarak cennete alındıklarına inanırmış. Bu yüzden mutlaka bir tutam tepede saç uzun bırakılır.

Genç çiftleri, eğer aileleri ile birlikte yaşıyorlarsa ya anneleri ya da bebekleri imtihan eder sürekli.

Tay: Eski Orta Asya’da ağır oturaklı, görgülü, bilgili yaşlı kadınlara verilen ad. Her obada bir tane bulunur. Erkekler arasındaki anlaşmazlıklarda hakemlik yapar, yargısını kabullenirlerdi.

Büyük İskender, gençken azgın bir atı, güneşe doğru sürüp, gölgesini arkaya alarak yatıştırmış. At gölgesinden ürküyormuş.

Kimi aydınlıktan, güneşten korkar bu dünyada, kimi kendi gölgesinden. Korkanları anlayanlar ise onları yönetirler, İskender gibi dünyaya hakim olurlar.

21 yeşil gördüm: Asya2da eski Türklerde 21 ilkbahar, yani 21 yıl yaşamak

Maslinsa: Sırp, Hırvat ve Boşnakların tereyağlı böreği

Kokuruza: Mısır ekmeği

Nan: Doğu Türkistan’dan Anadolu’ya, Hintlilerin, Kürtlerin ekmeği

Uştipak: Şekersiz lokma

Peprenik: Hıristiyanların Paskalya çöreği

Evlenmesi geciken genç kızların annelerine çemkirmesi…

Grahenliya: Kuru fasulye çorbası

Sisvara: Püre

Yutilonas: Etli patates

Çervişli kolaçiç: Tiritli köftecik

http://pecetedennotlar.blogspot.com/2010/08/5gun-cervisli-kolacic-dinner-of-bosniak.html

Lukarissa: Soğan böreği

https://hgskitchen.blogspot.com/2018/12/soganli-bosnak-boregi.html

Caneçiya: Nişasta helvası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: