Devrim Seni Seviyorum, 68 Mayıs’ında Paris

Hayal gücü iktidarı ele geçirdi.

Koş yoldaş, eski dünya senin peşinde.

İnsanlar rahatsız edildiklerini kavradıklarında rahatsız edilmelerine son verirler.

Çalışan insanlar çalışmadıkları zaman rahatsız olurlar. Çalışmayan insanlarsa asla rahatsız olmazlar.

Düş+evrim= Devrim

Devrim inanılmayacak kadar güzeldir, çünkü o gerçektir.

Kaldırım taşlarının altında kumsal var.

Geldim, gördüm, inandım.

Düş gerçekliktir.

Ben anarşiyim.

Ölüm kaçınılmaz bir karşı devrimdir.

Şiir sokaklardadır.

Zor olan üstesinden hemencecik gelinebilendir; imkansız olan ise biraz zaman alır (George Santanaya)

**George Santanaya (1883-1952): İspanyol filozoftur. Estetik, kurgusal felsefe ve edebiyat eleştirisi konularında önemli katkılarda bulunmuştur. Boston Latin Okulu ile Harvard College’ı bitirdi. Berlin Üniversitesi’nde iki yıl felsefe eğitimi gör dükten sonra Harvard’a dönerek William James’in yanında doktora tezini tamamladı. 1889’da felsefe bölümünde öğretim üyesi oldu; James ve Josiah Royce ile birlikte parlak bir üçlü oluşturdular. Harvard’da yazmaya başladığı “The Sense of Beauty (Güzellik Duyusu)” isimli eseri, estetik için çok önemli bir kaynak oldu. İnsanın estetik duygularının doğasını ve öğelerim ele alan denemede, herhangi bir şeyi güzel bulmanın “gerçekte bir ideal saptamak” olduğunu ve bir şeyin neden güzel sayıldığını anlamanın, geçici idealleri, daha temel duygulardan kaynaklanan “görece sürekli ve evrensel” ideallerden ayırmaya olanak verdiğini savundu. Bu tür estetik yetiler ile insanın ahlaki yetileri arasındaki ilişkiyi “Interpretations of Poetry and Religion ( Şiir ve Din Yorumları)” isimli eserinde örnekledi. “The Life of Reason or the Phases of Human Progress (Usun Yaşamı ya da İnsanın İlerlemesinin Evreleri)” adlı beş ciltlik yapıtı, öğrencilik yıllarında okuduğu Hegel’in “Phönomenologie des Geistes (Tinin Görüngübilimi)” eserinden esinlenmişti. “İnsan zihninin bir tür biyografisi” olarak nitelediği bu yapıtta Hegel’in anlayışını sürdürerek, usun yaşamının yalnızca entelektüel etkinliklerle sınırlı olmadığını, bütün dışavurumlarınca usun itki ile kavramanın birliği olduğunu savundu. Buna göre us, kendi üzerine dönmüş ve aydınlanmış iç güdüydü. İki ciltte topladığı denemelerinde kuramının pratik örneklerini verdi: “Three Philosophical Poets: Lucretius, Dante and Goethe (Üç Felsefe Şairi: Lucretius, Dante ve Goethe)” ve “Winds of Doctrine (Öğreti Rüzgarları)”; ikinci ciltte “Percy Bysshe Shelley”in şiiri ile Henn Bergson ve Bertrand Russell’ın felsefelerini kapsamlı biçimde tartıştı. İngiliz karakterini ve kırsal yaşam biçimini konu alan bir dizi deneme yazdı. Tin dünyasını bütünüyle bir düşünceden ibaret sayan bir felsefi maddeciliğe yönelmekle birlikte, Katolik ve klasik geleneklere her zaman hayranlık beslemişti. Üç yeni kitabıyla, hümanist bir eleştirmen ve edebiyat adamı olarak ününü pekiştirdi; edebiyatçı yönünü “The Last Puritan (Son Püriten)” adlı romanıyla kusursuz biçimde ortaya koydu. Santayana II. Dünya Savaşı’na değin büyük ölçüde kurgusal felsefeyle ilgilendi. Scepticism and Anirnal Faith’le (Şüpheciik ve İçgüdüsel İnanç) daha önceki felsefi görüşlerinden uzaklaştı; dolaysız kavranan özler kuramını açıkladı ve içgüdüsel inancın değişik bilgi biçimlerindeki işlevini betimledi. Yeni felsefe sistemini ise dört ciltlik ontoloji yapıtı “Realms of Being’de (Varlık Alanları)” ortaya koydu. Bundan sonraki yapıtlarıyla felsefesine daha büyük bir kuramsal kesinlik, derinlik ve tutarlılık kazandırdı. Santayana’ya göre “öz alanı” zihnin kesin ve kuşkulanılamaz bilgilerinin dünyasıydı. Özler, bir varlığı ya da gerçekliği olan, ama kendi başına var olmayan tümellerdi. Renkler, tatlar ve kokuların yanı sıra düşünce ve imgelem düşünsel nesneleri de bunlar arasındaydı. “Madde alanı” ise doğal nesneler dünyasıydı; bu dünyanın var olduğu sayı, varoluşla ilgili bütün savlar gibi içgüdüsel inanca dayanıyordu. Santayana’nın tüm felsefesinin ağırlığını oluşturan Doğalcılık, maddenin öteki alanlardan önce geldiğini vurgulamasında kendini gösteriyordu. Üç ciltlik otobiyografisi olan “Persons and Places (Kişiler ve Yerler)” isimli eserini yazmaya başladı. Savaştan sonra, insanın toplum içindeki konumunu incelediği “Dominations and Powers’ı (Egemenlikler ve İktidarlar)” isimli eseri yazdı.  (https://www.felsefe.gen.tr/george-santayana-kimdir/)

Gerçekçi olalım ve imkansızı isteyelim.

Yasaklar yasaklanmıştır.

Utanç karşı devrimdir.

Gerçeğe duyulan arzu güzeldir! Arzuları gerçekleştirmek çok daha güzeldir.

Beni özgürleştirme, ben o işi kendi kendime yapabilirim.

Özgürlük susma hakkıdır.

Tanrı, senin solcu bir entellektüel olduğundan kuşkulanıyorum.

Başkaldırı ve sadece başkaldırı ışığın yaratıcısıdır ve ışık sadece üç biçim olabilir: Şiir, özgürlük ve aşk. (Andrea Breton)

** Andrea Breton (1896-1966): 1920’lerde ve 1930’larda yayılan gerçeküstücülük akımının kurucusu ve en önemli kuramcısıdır. 1913’te College Chaptal’i bitirdikten sonra tıp öğrenimine başladı. I. Dünya Savaşı çıkınca silah altına alındı, ordunun ruh ve sinir hastalıktan merkezinde görevlendirildi. O dönemde Fransa’da az tanınan Sigmund Freud’un yöntemlerini hastalar üzerinde uygulama olanağı buldu. Nantes’da, görüşlerinden büyük ölçüde etkilendiği nihilist Jacques Vache ve 1917’de şair Guillaume Apollinaire ile tanıştı. Freud’un bilinçaltı kuramının ve simgeci şiirin etkileriyle bir süre dadacılığı destekledi. 1919’da Louis Aragon ve Philippe Soupaull ile birlikte Litteralure adlı dergiyi kurdu ve ilk kitabı Mont de Piete’yi (Pieta Tepesi) yayımladı. Gerçeküstücü “otomatik yazı” tekniğinin ilk örneği olan ve Soupault ile birlikte yazdıklan “Les champs magnetiques” (Manyetik Alanlar) adlı metin 1920’de Litterature’de yayımlandı. Breton’a göre “otomatik yazı”nın amacı dış dünyanın uyanlarından ve her türlü denetimden kurtulan bilinçaltının kendini özgürce sergilemesiydi. Breton 1921’de Viyana’ya gitti, orada Freud ile tanıştı. Gerçeküstücülüğün temel ilkelerini açıkladığı Manifeste du surrealisme’de ( Gerçeküstücülük Bildirgesi) hareketi “sözle, yazıyla ya da başka bir biçimde düşüncenin gerçek işleyişini dile getirmeyi amaçlayan katıksız bir ruhsal otomatizm” olarak tanımlıyordu. Ona göre gerçeküstücülük “akim denetimi ve herhangi bir ahlaksal ya da estetik tasa olmaksızın düşüncenin kendini ortaya koymasıydı. Batı sanatı ve düşüncesini belirleyen dualizme karşı çıkarak tekçi bir görüşü benimseyen Breton için, görünüşte birbirine aykırı konumdaki düş ile uyanıklık, bir çeşit salt gerçeklik olan gerçeküstü içinde kaynaşabilirdi. Breton önderliğindeki gerçeküstücü sanatçılar, Paris’te Gerçeküstücü Araştırma Bürosu’nu kurarak burada çeşitli deneylere giriştiler. 1925’te çıkan Fransa-Fas Savaşı sırasında Fransız Komünist Partisi’nin (PCF) görüşlerini benimsediler. Breton ile birlikte Aragon ve Eluard gibi şairler 1927’de PCF’ye girdiler. Breton, 1928’de yayımlanan gerçeküstücü romanı Nadja’da kendi iç yaşamından yola çıkarak, günlük olaylarla psikolojik sapmaları düşsel bir planda kaynaştırmaya çalıştı. Eluard ile birlikte yazdığı L’Immaculee Conception’da (Günahsız Doğum) zihnin değişen düzensizliklerinin sözel anlatımını denedi. 1930’da yayımladığı Second Manifeste du surrealisme’de (İkinci Gerçeküstücülük Bildirgesi) gerçeküstücülüğü felsefi açıdan ele alarak hareketin düşünce alanını genişletti. Bu bildirgede gerçeküstücü ilkelerden uzaklaştıkları gerekçesiyle Antonin Artaud, Robert Desnos. Philippe Soupault gibi yazarları hareketten çıkardığını açıkladı. Onlar da birlikte yayımladıkları Un Cadavre (Bir Ceset) adlı broşürde Breton’u şiddetle eleştirdiler. 1930’da Le Surrealisme au service de la Revolution (Gerçeküstücülük Devrimin Hizmetinde) adlı dergiyi yayımlayan Breton, gerçeküstücülüğün devrimci, ama bağımsız bir hareket olduğunu savundu ve PCF’nin görüşlerini benimseyen Aragon ile anlaşmazlığa düştü. Marksist görüşlere olan yakınlığını sürdürmekle birlikte, 1935’te PCF ile bağlarını tümüyle kopardı. 1932’de Les Vases communicants’da (Bileşik Kaplar) ele aldığı düş ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi, 1937’de yayımlanan L’Amour fou’da (Çılgın Aşk) yeniden yorumladı. 1938’de Paris’te düzenlenen ve 14 ülkeden 70 sanatçının katıldığı Uluslararası Gerçeküstücülük Sergisi, akımın doruğu oldu. Breton aynı yıl gittiği Meksika’da Troçki’yle birlikte Bağımsız Devrimci Sanat Federasyonu’nu kurdu. Fransa’ya dönünce yayımladığı Antologie de l’humour noir (Kara Mizah Antolojisi) hükümetçe yasaklandı. Fransa’nın Almanlar tarafından işgal edilmesi üzerine Breton 1941’de New York’a gitti. Orada Max Emst, Marcel Duchamp ve David Hare gibi sanatçılarla birlikte VVV adlı gerçeküstücü dergiyi çıkardı. 1942’de Yale Üniversitesi’nde “Situation du surrealisme entre les deux guerres” (İki Savaş Arasındaki Dönemde Gerçeküstücülüğün Durumu) adlı bir konferans vererek gerçeküstücülüğün ulaştığı yeni konumu anlattı. New York’ta Prolegotnenes â un troisieme manifeste (Üçüncü Bildirgeye Giriş) adlı yeni gerçeküstücü bildiriyi yayımladı. II. Dünya Savaşı sonrasında gerçeküstücülük, varoluşçuluğun etkisiyle yaygınlığını önemli ölçüde yitirdi. Breton’un yanında eski arkadaşlarından yalnızca Benjamin Peret kalmıştı. Gene de Breton, yaşamının sonuna değin gerçeküstücü ilkeleri savunmayı sürdürdü. (https://www.turkedebiyati.org/andre-breton.html)

Biz insana hizmet edecek kurumlar istiyoruz, kurumlara hizmet edecek insanlar değil.

Hiçbir şey talep etmeyeceğiz. Hiçbir şey için rica etmeyeceğiz. Alacağız. İşgal edeceğiz.

İnsanlığın kurtuluşu ya hep birlikte gerçekleşecektir ya da hiç gerçekleşmeyecektir.

Hepimiz sakıncalıyız.

Barikat sokağı tıkar ama yolumuzu açar.

Güzellik sokaklardadır.

Sen benim yoldaşım Sen hiç tanımadığım Ardında Tüm bu yaşanan öfkeli karmaşanın Sen sesi kısılmış Korkutulmuş Boğulmuş Gel Konuş bizimle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: