İkinci Vakıf- Isaac Asimov

Burada Katır’ın gördüğü tekdüzelik değil, evrendeki çeşitli düzensizlikler dışında dokunulmamış ve şekillendirilmemiş güçlü bir zihnin temeldeki başkalığıydı. Dalgalarla ve taşkınlarla kıvranıyordu. Yüzeyde, ince bir tabaka halinde ihtiyat vardı; ancak, saklı girdaplarındaki alaycı ve bayağı davranışların teması hissediliyordu. Altında ise bencillik ve kendini beğenme bulunuyordu, şurada burada zalim bir mizah anlayışı taşıyor ve hepsinin altında da derin ve durgun bir hırs havuzu yatıyordu.

Tarih esas olarak kişilkleri ele aldığında, yazarın ilgisine göre çizgiler ya siyah, ya da beyaz olur.

Yılın dokuz ayı boyunca kar ince ince yağarken, Rossem’in güneşi, ısısının her damlasını kendisine ayıran kırmızımtırak bir cimriydi.

Açıkçası, bu dünya beni büyülüyor. Bunlardan daha ürkütücü birini daha görmemiştim, ama nüfusun acı çekmediği ve basit yaşamlarının, daha ileri merkezlerdeki kültürlü nüfusta bulunmayan dengeli bir mutluluğu da içerdiği kanısına vardım.

Sanki cezalandırılma düşüncesi içlerine o denli işlenmiş ki, cezayı doğrudan kullanmaya hiç gerek kalmamış.

Konuşmak, aslında insanoğlunu aklından geçen duygu ve düşünceleri iletmek için öğrendiği noksan bir araçtır. Kimi zihinsel nüansları belirtmek için rastgele sesler ve ses bileşimleri kurarak bir iletişim yöntemi geliştirmiştir; ancak bu yöntemin hantallığı ve yetersizliği, aklın tüm inceliklerinin gırtlaksı ve kaba iletişim şeklinde yozlaşmasına neden olmuştur.

Yeterli olacağını ummuştum. Olmayacağından korkmuştun. Aslında umut ve korkunun her ikisi de zayıflıktır. Yeterli olacağını biliyordun ve bu gerçeği kabulde tereddüt ediyorsun, çünkü bu bilgi sana küstah ve dolayısıyla da uygunsuz damgası vurdurabilir. Saçmalık! En ümitsiz ahmak, arif olduğunun farkına varmayandır. Yeterliliğin bir parçası da, yeterli olduğunu bilmektir.

… Hamir Munn, dışarda solmuş bir bornoz ve içerde de capcanlı bir hiddetle önünde duruyordu.

Asla, bir zamanlar olduğu o tasasız zevkler dünyasına geri dönemedi, çünkü gücün büyüsü asla gevşemez.

Tüm yollar Trantor’a çıkar der eski bir atasözü, ve tüm yıldızlar orada sonlanır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: