Rama’yla Buluşma-Arthur Charles Clarke

** Krakatoa: Endozenya’ya bağlı bir adadır. Ada ise kendisiyle aynı isme sahip olan Krakatoa Yanardağı ile meşhurdur. 26 Ağustos 1883’te başlayan patlamaların en kuvvetlileri 27 Ağustos’ta yerel saatle 05:30, 06:44, 10:02, ve 10:41’de gerçekleşenleri olmuşlardır. 1 gün içerisinde tüm adayı yutmuş ve 36.000’den fazla insanın ölümüne sebebiyet vermiştir.  Patlama yüzlerce nükleer bombaya eşdeğer bir güçte patlamıştır, açığa çıkan enerji 4 adet Tsar bombasının ( Çar Bombası/AN602 kod adlı hidrojen bombasının diğer bir adıdır. Dünya’da bugüne kadar patlatılmış en büyük ve en etkili nükleer bombadır. Sovyetler Birliği liderlerinden Nikita Kruşçev, 1961’de üretilmesini emretmiştir. Sovyetler Birliği (SSCB) tarafından 30 Ekim 1961 tarihinde patlatılmıştır. Bomba en başta 100 MT (1 MT, 1 Megaton TNT’nin patlama gücüne eşittir.) olarak tasarlanmış, ancak nükleer tehlikelerden dolayı gücü yarıya, 50 MT’ye düşürülmüştür. Bomba 27 ton ağırlığında olup 8 metre uzunluğunda ve 2 metre çapındadır.) açığa çıkaracağı enerji ile eşdeğerdir. Patlama aynı zamanda modern tarihte duyulan en gürültülü sesi ortaya çıkarmıştır. Patlama sonrası boyları 30m’yi bulan dev tsunamiler ise insan ölümlerinin en büyük faktörlerinden birisi olmuştur. Patlama sadece bulunduğu bölgeyi değil atmosferi de etkilemiştir. Açığa çıkan gazlar atmosferin sıcaklığını 1.2 derece düşürmüş ve çok şiddetli yağmurların oluşmasına sebep olmuştur. Amerika’nın Kaliforniya eyaletinin güney kısmı sellerden kendisini kurtaramamıştır ve bölgede 1883 ve 1884 yılları arası “su yılı” olarak adlandırılmıştır. Ayrıca patlamadan sonra El Nino periyodunu şaşmıştır, o dönem oluşmamıştır. Patlamalar güneş ışığının yeryüzüne ulaşmasını da engellemiş ve dünya yıllarca olması gerekenden daha karanlık olmuştur. (https://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/krakatoa-yanardagi-felaketi-1883-399) (https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ar_Bombas%C4%B1)

** Rama: Hint tanrısı Vişnu’nun bedenlenmiş hali, Ramayana destanında karısı Sita’yı şeytan Ravana’dan kurtaran bir kraldır.

… Rama; üzerinde hiçbir zaman kozmik yosun tutunamayan, yuvarlanan bir taştı.

22. yüzyılda bile yaşlı ve tutucu bilim adamlarının kilit yönetim pozisyonlarını tutmalarını engelleyen bir yöntem bulunamamıştı. Aslında bu hiçbir zaman önlenemeyecek bir problemdi.

Profesör Davidson, bir galaksiden daha küçük gök cisimleri ile ilgilenecek kadar alçalmaz ve önyargılarını kendine saklamak gibi bir zahmete de katlanmazdı.

… katı yürekli bilgisayarlar…

İçinden de şu küçük komitede bile iki tane Sir bulunmasının ne kadar sıkıcı bir şey olduğunu düşünüyordu. Son zamanlarda asalet ünvanı ancak birkaç İngiliz’in kurtulabildiği bir şeref haline gelmişti.

** Alize/ Ticaret Rüzgarları: Dünya üzerinde esen genel rüzgarlardan biri olan, Ticaret Rüzgarları’nın, teknik olarak gerçek adına Alize Rüzgarları denilmektedir. Her mevsim, devamlı aynı yönde estikleri için tarih boyunca ticaret yapmak için kullanılan yelkenli gemilere elverişli bir rota oluşturmuşlardır. O yüzden Alizelere, ticaret rüzgarları denilmektedir. Avrupa’dan Amerika’ya doğru esmektedirler. Atlantik Okyanusu’nun üzerinde eserler. Yönleri nadir de olsa değişir ama kalıcı değildir. Daima doğudan batıya doğru eserler. Ayrıca yer yüzünün hareketinden dolayı da yön değiştirdikleri belirtilmektedir. Çok şiddetli esmezler. Hızları 15 ile 30 km arasında değişmektedir. Ticaret rüzgarları, 30° kuzey ve 30° güney paralelleri çevresindeki dinamik yüksek basınç kuşaklarından, ekvatora doğru olan rüzgarlardır. Tam kuzey ve güneyden esmeleri gereken bu rüzgarlar, Kuzey Yarım Küre’de kuzeydoğudan güneybatı yönüne doğru, güney yarım kürede ise güneydoğudan kuzeybatıya doğru eser. Ekvator çevresinde yükselmiş olan hava da dengeyi sağlamak üzere üstten dönencelere doğru eserek üst alizeleri oluşturur. Alizeler yani ticaret rüzgarları, başlangıç yeri olan doğu sahillerinde sıcak ve kurudurlar. Atlantik Okyanusu’nun üzerinden geçtikçe nemlenirler ve karaların doğu kıyılarında bol yağışlara neden olurlar. Kara içlerinde ve karaların batı kıyılarında kuru rüzgârlar olarak eser. Denizlerin üzerinde karadakinden çok daha kuvvetli ve düzenli eserek gökyüzünün çoğu zaman açık olmasını sağlar. Bu nedenle alize rüzgârlarına açık olan adalar, en gözde turizm merkezleridir. (https://yelkenokulu.com/meteoroloji-bilgileri/alize-ruzgarlari/)

**Endeavour: Mart 1768’de İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanlığı , 1769’da Venüs’ün transit geçişini gözlemlemek için Londra Kraliyet Cemiyeti’nin sponsor olduğu keşif gezisi için Doğu kıyısı kömür ocağı ve Whitby tarafından inşa edilen Pembroke Kontu’nu satın almaya karar vermişti. Fishburn of Whitby ve Thomas Milner’a aittir. 1 Nisan’da Deniz Kuvvetleri Bakanı Kraliyet Cemiyeti Konseyi’ne satın alma tavsiyesinde bulundu ve keşif komutanlığına James Cook seçildi. Pembroke Kontu adı Endeavour olarak değiştirildi. İlk dünya yolculuğunun ardından bir depo gemisi olarak kullanıldı ve Falkland Adaları’na üç gezi yaptı. Sonra geldiği Kuzey Denizi’ndeki kömür ticaretine geri döndü. (https://www.captaincooksociety.com/home/detail/endeavour)

Sık sık yapılan bir şakaya göre Merkürlüler Güneş’e kendi arazileri gözüyle bakarlardı. Tıpkı bir zamanlar Vikinglerin denize, Nepallilerin Himalayalar’a ve Eskimoların da tundralara bağlılığı gibi onlar da Güneş’e derin sevgi ve nefret hisleri ile bağlıydılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: