Meczup- Halil Cibran

** Çev: Firdevs İdil Kurtulan, Olimpos yayınları, 1. baskı, Ocak 2020.

Meczupluğumda hem özgürlük, hem de güvenlik buldum; yalnızlığın özgürlüğü ve anlaşılmaktan uzaklığın güvenliği zira bizi anlayanlar, içimizde bir şeyi esir ederler. (Bir Meczuba Nasıl Dönüştüm?)

Tanrım, amacım ve nihai mutluluğum benim; ben senin dününüm ve sen benim yarınımsın. Ben senin topraktaki kökünüm ve sen benim gökyüzündeki çiçeğimsin ve birlikte güneşin huzurunda büyüyoruz. (Tanrı)

Dostum, ben göründüğüm gibi değilim. Görünen yalnızca giydiğim bir elbisedir- beni senin sorgulamalarından ve seni benim ihmalkarlığımdan koruyan, özenle örülmüş bir elbise.

Ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim- zira kelimelerim, senin kendi düşüncelerinin sese bürünmesinden; yaptıklarım da senin kendi umutlarının eyleme dökülmesinden ibaret.

Sen Cenneti’ne yükseldiğinde, ben Cehennem’ime inerim- o zaman bile aşılmaz uçurumun karşısından bana “Dostum, yoldaşım!” diye seslendiğinde seni yanıtlarım: “Dostum, yoldaşım.” Çünkü Cehennemimi görmeni istemem. Cehennemimi, senin onu ziyaret etmeni isteyemeyeceğim kadar fazla seviyorum. Bırak Cehennem’de bir başıma olayım. (Dostum)

Yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve uzaklığım,

Bin zaferden daha değerlisin benim için…

Yenilgi, yenilgim, kendimi tanıyışım ve başkaldırım,

Senin aracılığınla anlıyorum henüz genç olduğumu, adımlarımın hızını…

Yenilgi, yenilgim, parlayan kılıcımla kalkanım,

Gözlerinde okudum ki

Tahta çıkartılmak esir düşürülmektir,

Anlaşılmak aşağı çekilmektir,

Kavranmak yalnızca kişinin kendi tamlığına ermesi,

Ve olgun bir meyve gibi düşüp tüketilmesidir. (Yenilgi)

… gri bir taşın üstünde oturup bir torbadan tutam tutam tuz alarak onları denize savuran bir adam gördük. Bu kötümserdir dedi ruhum… Orada, beyaz bir taşın üstünde durup elindeki mücevherle süslenmiş kutudan şeker alarak onu denize savuran bir adam gördük. Bu da iyimserdir dedi ruhum… Bir kumsaldaki ölü balıkları toplayıp onları nazikçe suya geri koyan bir adam gördük… O insancıl hayırsever… Gölgesinin izini kuma işleyen bir adam gördük. Dev dalgalar gelip izleri, fakat adam çizdikçe çizmeye devam etti. O mistik, onu bırakalım dedi ruhum… sessiz bir kovukta köpüğü avuçlayıp kaymaktaşı bir kaseye koyan bir adam gördük. O idealist dedi ruhum… Bir sesin haykırdığını duyduk: Bu denizdir. Bu derin denizdir. Bu engin ve kudretli denizdir… arkası denize dönük, kulağına tuttuğu deniz kabuğunun uğultusunu dinleyen bir adamdı… Ruhum dedi ki, Gel ilerleyelim. O gerçekçi olandır, anlayamadığı bütüne sırtını dönen ve kendini bir parçayla meşgul eden… kafası kuma gömülü bir adam vardı… En ölümcülleri odur. O bağnazdır. (Büyük Deniz)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: