Oz Büyücüsü- Lyman Frank Baum

İşte bu, durumu açıklıyor. Sanırım medeni ülkelerde ne cadı ne büyücü ne de sihirbaz kaldı. Ama görüyorsun ya, dünyanın geri kalanından tamamen kopuk olan Oz Diyarı hiç medenileşmedi. Bu nedenle aramızda hala cadılar ve büyücüler var.

Evlerimiz ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun, biz etten kemikten yapılmış insanlar çok güzel de olsa başka bir ülkede yaşamaktansa kendi topraklarımızda olmayı tercih ederiz. İnsanın evi gibisi yoktur. Korkuluk içini çekti. Tabii ki bunu anlayamıyorum, dedi. Sizin kafanız da benimki gibi samanla dolu olsaydı hepiniz muhtemelen güzel yerlerde yaşardınız ve Kansas’ta hiç kimse olmazdı. Beyinlerinizin olması Kansas için büyük bir şans.

Ne olursa olsun, dedi Korkuluk, ben kalp değil beyin istemeliyim; çünkü aptal biri kalbi olsa bile onunla ne yapacağını bilemez. Ben kalp almalıyım, diye karşılık verdi Teneke Adam, çünkü beyin insanı mutlu etmez, oysa mutluluk dünyadaki en güzel şeydir.

Teneke Adam bir kalbinin olmadığını çok iyi biliyor ve bu yüzden herhangi bir canlıya karşı zalim ya da kaba olmamak için elinden geleni fazlasıyla yapıyordu.

Bana beyin veremez misin? diye sordu Korkuluk. Buna ihtiyacın yok. Her gün yeni bir şey öğreniyorsun. Bir bebeğin beyni vardır, ama fazla bir şey bilmez. Bilgiyi sağlayan tek şey deneyimdir ve dünyada ne kadar uzun kalırsan o kadar deneyim elde edersin.

Benim cesaretim ne olacak? diye sordu Aslan endişeyle. Bol bol cesaretin olduğuna eminim, diye yanıtladı Oz. İhtiyacın olan tek şey kendine güvenmek. Tehlikeyle karşılaştığında korkmayan canlı yoktur. Gerçek cesaret, korkmana rağmen tehlikeye göğüs gerebilmektir ve bu türden cesaret de sende bolca var.

Ya benim kalbim? diye sordu Teneke Adam. O meseleye gelince diye söze girdi Oz, bence kalp istemen yanlış bir şey. Kalp çoğu insanı mutsuz eder. Bir kalbin olmadığı için ne kadar şanslı olduğunu bir bilsen…

Nasıl hissediyorsun? diye sordu kız. Gerçek bir bilge gibi hissediyorum diye yanıtladı ciddi bir tavırla. Beynime alıştığımda her şeyi bileceğim. Peki başından neden iğneler ve çiviler çıkıyor? diye sordu Teneke Adam. Bu onun keskin zekasının kanıtı, diye belirtti Aslan.

Korkak Aslan önüne konan kabın içindekini koklayıp yüzünü buruştururken Büyücü iç bunu, dedi. Nedir bu? diye sordu Aslan. Hımm, diye yanıtladı Oz, senin içinde olsa cesaret olacaktı. Bildiğin gibi cesaret hep birilerinin içindedir; bunu içmediğin sürece kaptakini cesaret olarak adlandırmak doğru olmaz. Bu yüzden hemen içmeni tavsiye ediyorum.

Şarlatanlıktan nasıl vazgeçebilirim ki, dedi kendi kendine, hele de insanlar aslında yapılamayacağını herkesin bildiği şeyleri yapmamı isterken… Benim istediğim her şeyi yapabileceğime inandıkları için Korkuluk’u, Aslan’ı ve Teneke Adam’ı mutlu etmek kolaydı.

Kalidah: Ayıya benzer gövdeli, kaplan başlı yaratıklar.

Beni kovalama! Beni kovalama! O kadar zayıf ve korku dolu bir sesi vardı ki Dorothy durup Neden? diye sordu. Çünkü koşarsam düşüp kırılabilirim, diye yanıtladı Prenses, güvenli bir mesafede durarak. Peki onarılman mümkün değil mi? diye sordu Dorothy. Ah, tabii mümkün; ama bilirsiniz ki bir kere onarılınca kimse eskisi kadar güzel olmaz, diye yanıtladı Prenses.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla
%d blogcu bunu beğendi: